Baba Hakkı

Baba Hakkı
Güçlü Deniz Pilaslı yazdı; Baba Hakkı

Hakkı Yeten, Nam-ı Diğer "Baba Hakkı"nın Efsaneleşen Hikayeleri

​Hakkında bir çok hikaye anlatılır.

Hakkı Yeten gerçek bir efsanedir. 

Neden "BABA" dendiğini anlatan birkaç hikaye hazırladık haber2021 ekibi olarak sizlere...

BEŞİKTAŞ'IN SEMBOLÜ BABA HAKKI

Baba Hakkı 1910 yılında Bulgaristan'ın Vodina şehrinde  doğdu. Henüz 1 yaşındayken ailesi İstanbul’a yerleşti. 

Babası Binbaşı Mahmut Nedim Bey, 1914’te Çanakkale’de şehit düştü. 5 kardeşiyle birlikte yaşam savaşı veren Hakkı Yeten askeri okula yazıldı. 

Bu dönemde Beşiktaş Muradiye semtinde futbola başladı. Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında oynadı. Beşiktaş Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey tarafından Siyah-Beyazlı renklere kazandırıldı. Bu arada askerlik mesleğini bırakarak avukat oldu. 

17 yıl Beşiktaş forvetinde özellikle sağiç olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. 

Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi.

1945’te futbolu bırakana kadar, 1 Türkiye Birinciliği, 2 Milli küme, 1 Başbakanlık Kupası, 7 İstanbul Ligi, 1 İstanbul Şildi, 2 İstanbul Kupası şampiyonluğu yaşadı. 17 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta 439 maçta 382 gol kaydederek inanılması güç bir sayıya erişti. Derbilere de damgasını vuran Baba Hakkı, hem Galatasaray hem de Fenerbahçe’ye 30’ar gol atarak tarihe geçti.

İkinci Dünya Savaşı nedeniyle A Milli Takım çok az sayıda maç yaptığından Hakkı Yeten de yalnızca 3 kez ay-yıldızlı formayı giyebildi. 27 Eylül 1931’de Beşiktaş ile Bulgaristan arasında oynanan ve siyah beyazlıların 5-1 yenildiği maçta tek golü Baba Hakkı atmıştı. 

Futbolu bıraktıktan sonra Futbol Federasyonu’nda Asbaşkanlık yaptı. Beşiktaş’ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. 

Hakkı Yeten, 16 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti. Beşiktaş Belediyesi, Fulya Stadı’nın bulunduğu caddeye O’nun ismini verdi. 

SANDALLA GELDİ

Karagümrük'te oynadığı dönemde; Bozkurt Kulübü, Karagümrükle bir maç yapma konusunda anlaşmıştı. Bozkurt takımı devrin kuvvetli kulüplerinin futbolcularıyla takviye edilmişti. Rakip kaleyi zamanın meşhur kalecilerinden; Harbiyeli Paşa Sırrı koruyordu. 

Maç Halıcıoğlu Sahası'nda yapılacaktı. Maç günü takımlar karşılıklı dizildiği zaman, Baba Hakkı'nın orada olmadığı fark edildi.

Maç başladıktan az sonra Hakkı Yeten, Balat istikametinden gelen bir sandal içinde göründü. Taraftarlar oyunu bırakmış sevinçle ona doğru koşmaya başladı. Maça geç kaldığını anlamış olacak ki; sandalda soyunuyordu. 

O sahile çıktı, idareciler de takım kaptanı Sebahattin’e geldiğini haber verdi. Fakat kaptan, Hakkı'nın geç kalmasına kızarak oyuna sokmadı. Maçın ikinci yarısında Hakkı'nın oynaması için idareciler, Sabahattin'i ikna ettiler. Kaptan da verdiği cezayı yeterli görerek Hakkı Yeten'i oyuna dahil etti. O gün yarım devre oynayan Hakkı Yeten, Bozkurt takımına 6 gol attı.

GALATASARAY'DAN ALINAN BORÇLA TRANSFER EDİLMESİ

Baba Hakkı’yı transfer etmek isteyen Beşiktaş, Askeri okula ödenmesi gereken 1.500 liralık tazminatı ödeyecek durumda değildir. Kasada yalnızca 500 bin vardı. Dönemin Beşiktaş Başkanı Şeref Bey, Galatasaray Başkanı Ahmet Kara’dan 1.000 lira borç ister. Bir hafta sonra, siyah beyaz formasıyla ilk kez sahaya çıktığı maçta Galatasaray'a 2 gol birden atar Baba Bakkı. Başkan Ahmet Kara, "Bu çocuğa bu para helal olsun" der ve Beşiktaş'a verdiği 1000 lira borcu geri almayı kabul etmez.

COŞKUN ÖZARI

Baba Hakkı efsanelerinden birini de Coşkun Özarı anlatıyor: “Henüz gencecik bir futbolcuyum. İlk kez Galatasaray forması giymişim ve Şeref Stadı’nda Beşiktaş ile karşılaşıyoruz. Kalede Fevzi, kafayla harika bir gol attım. Baba Hakkı beni yanına çağırdı. Koştum, elini öptüm, ‘buyur Kaptan’ dedim. Başımı okşadı, yanındakilere, ‘Bu çocuk ilerde büyük futbolcu olacak, sakın tekme falan atmayın’ dedi”.

VALLAHİ ÖPECEĞİM

Fenerbahçe maçında, kornerden attığı golleriyle ünlü olan Şükrü Gülesin, korner atmaya hazırlanırken Baba Hakkı yanına gelip “pas ver” der. Şükrü Gülesin dinlemez Kaptan’ı ve topu doğrudan kaleye vurur ve gol olur. Baba Hakkı başlar Şükrü’yü sahada kovalamaya… Bir yandan can havliyle kaçan Gülesin, “Kızma Baba, gol oldu işte”… Hakkı Yeten cevap verir, “Dur ulan, vallahi dövmeyeceğim. Öpmek için kovalıyorum…”

Çünkü Baba Hakkı kızdı mı, vay takımın haline… Şeref Stadı’nda Fenerbahçe’den 4 gol yiyip mağlup olan takımın futbolcuları maçtan sonra Baba Hakkı tarafından sahada teker teker kovalanır. Sol açık Şükrü Gülesin hariç, o Baba’ya yakalanmayacak kadar hızlı koşardı…

YIRTIK AĞ

Beşiktaş taraftarının Baba Hakkı’ya saygısı büyüktü. 1948 yılında oynanan Karagümrük-Beşiktaş maçında Baba Hakkı’nın vuruşunda top ağlara gider ancak ağlarda yırtık vardır, top ağların içinden geçer ve dışarı çıkar. 

Maçın orta hakemi Necdet Gezen, Müjdat Gezen’in babası, yan hakem ise sonradan spor gazeteciliğinin önemli isimlerinden biri olacak olan Fahri Somer. İkisi de göremezler ağlardaki yırtığı…

Tribünler çılgına dönmüştür. Hakem autu gösteriyor, tribün ayaklanıyor, ne var ne yok sahaya atıyorlar. Hakeme çok fazla küfür edilmeye başlanınca Baba Hakkı tribüne dönüyor ve "susun" işareti yapıyor. 

Taraftar kızgın, aynen devam ediyor. Baba tribüne doğru yürürken sesler kısılmaya başlıyor. 

Taraftara bağırıyor "Çıkın dışarı, susmayacaksanız boşaltın hemen".

Maçı 1-0 Beşiktaş kazansa da taraftarın öfkesi dinmez. Maç biter, Baba Hakkı Fahri Somer’e “Söyle Necdet Bey’e yanıma gelsin” der. Maç çıkışı kapıda hakemi bekleyen taraftarlar, Necdet Gezen’in Baba Hakkı’nın kolunda stattan ayrıldığını görünce suspus olurlar. Necdet Bey, Beşiktaş’ı Baba Hakkı’nın kolunda terk eder…

KIRMIZI KART VE OTORİTE

Bir maçta kırmızı kart yiyen takım arkadaşı Baba Hakkı'ya dönüp "çıkayım mı Baba?" der ve baba "çık" deyince sahayı terk eder.

ÇIKIN ADAM GİBİ OYNAYIN

Harp okulu ile oynanan maçın ilk yarısı 3-0 yeniş biter. Soyunma odasına gidip takım arkadaşlarına;

"Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul'a dönersiniz" demesi ile sahaya giren Beşiktaşlı oyuncular ikinci yarıda 6 gol atarak 6-3 kazanır.

GÜÇLÜ KARAKTER

Fenerbahçe maçına 2-0 galip devam ederken Beşiktaş ardı ardına ataklara devam ederken Fenerbahçe kaptanın yanına giden Hakkı Baba "arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar, bu maçın keyfi böyle çıkmaz. O kadar insan güzel bir maç izlemeye gelmişler siz dökülüyorsunuz. Bir an evvel kendinize çeki düzen verin" der...

SÜETER

Başka bir maçta ise tüm Beşiktaş takımı formalarıyla sahaya inerken Baba Hakkı’nın üzerinde kolsuz baklava desenli bir yelek vardır. Hakem “Hakkı’cım hayırdır” der. Baba Hakkı, “İstersen çıkarayım ama hastayım, izninle” der mağrur tavrıyla. Hakem başını yavaşça öne eğer, yürür gider…

CENTİLMENLİK

Futbol kariyerinde sadece 1 kez kart görmüş herhalde tek oyuncudur. Bir maç sırasında rakip oyuncu gelip Hakkı Yeten'in kalçasına tokat atar ve Baba da buna karşılık suratına bir tokat atar. Hakem sadece Hakkı'nın tokadını görünce kart gösterir. Rakip durumu anlatır ve özür diler ancak kayda geçmiştir artık...

ONUR VE GURUR

Taraftarın sevgilisi Baba Hakkı’nın futbolu bırakışı da taraftarın tepkisiyle olur. 1947 yılında, İnönü Stadı’nın açılış maçında Yunanistan’ın AEK takımıyla karşılaşan Beşiktaş’ta, beklenen futbolu ortaya koyamayan 37 yaşındaki Baba Hakkı’ya tribünlerden ıslıklar yükselir. Devre arasında soyunma odasına inen Baba Hakkı, “Bu formayı bana taraftar giydirdi. Madem öyle istiyorlar çıkartırım” der, formasını duvara asar, diğer oyuncuların gözyaşları arasında. 

Ve futbolu bırakır.

BEŞİKTAŞ AİLEDİR

Aile'ye küsülmez  futbolu bıraktıktan sonra 1949 ve 1950-51 yıllarında iki sezon Beşiktaş’ta teknik direktörlük ve 3 kez başkanlık yapar.  Başkanlığı bıraksa da Beşiktaş camiasından ölene dek ayrılmaz.

MAVİ KART

Yaşamının son yıllarında mavi kartı ile otobüse biner, Beşiktaş’a gelir ve Çarşı’daki kahvehanelerde Beşiktaşlılarla sohbet ederdi. 1989 yılının 16 Nisan’ında hayata gözlerini yumsa da ruhu Beşiktaş’ı asla terk etmedi. Semte heykeli dikilen, adı sokaklara caddelere verilen Hakkı Yeten’in eski fotoğrafları bugün hala Çarşı’nın duvarlarını süsler.

ARSENAL

Teknolojinin olmadığı dönemlerde Arsenal’ın takibine takılacak kadar yetenekli bir futbolcu olan Hakkı Yeten’i dürüstlük ve adalet timsali olan Baba Hakkı’ya çevirdi.

EFSANE

Futbol yeteneği kadar dürüstlüğüyle de hafızalara kazınan Hakkı Yeten, günümüzde hala yeri doldurulamayan efsane isimlerden yalnızca bir tanesi.

Yazımıza Doktor Hakan Savlı'nın Baba Hakkı için yazdığı şiirle son verelim... 

BABA HAKKI'YLA TACİ

Maç başladı çocuklar, saatime baktım beş dak’ka on dak’ka gol yok... dayanamadım.

Kalkıp bağırdım: “Baba Hakııı!...” topu kesti, döndü, tribünlere baktı...

Seni orada bulmak Tacettin.

Bir Pazartesi, dinlemek teneffüste” dünkü maçın mühim anlarını.

Nasıl olsa yine Baba Hakkı’ya attıracaksın bütün golleri...

Bir an göz gözeyiz, bütün stad sus pus.

Elimi saatime götürüp dedim:

“Hadi be Baba Hakkı, gol nerede?”

Başını eğdi “geliyor Tacicim” der gibi yaptı.

Topu aldı bi çalım, iki çalım, şut ve gol! 

Herkes ona koşarken, döndü, tribünlere.

Beni hafifçe selamladı...

Seni orada bulmak Tacettin, sen ki / en yoksuluydun sınıfın, arka sıralarda, dalgın gözlerle, / çıta gibi zayıf / kambur / konuşurken kekelerdin, en utangacı / Sanki sen yalnızca Baba Hakı’yı anlatırken yaşadın... ve maç bitti, omzuma alıcam / “dur!” diyor bana; “Taci yapma Allah aşkına!” / “Olur mu?” dedim / “Olur mu be Baba Hakkı!” / almışım onu orada omzuma... iki tur... o ve ben... Baba Hakkı! 

İşte seni oradan almak / Dolmabahçe’de bir akşamüstü / ağaçlı yolda yürürken sarmaş dolaş / ikinizi bir bayrağın desenlerine koymak / “bu bizim bayrağımız” demek sonra onlara / “çıkmaz sokaklardan çıkardık aşka” / yaşadık... bunlar hayatlarımız / ve içinde hiç bir şey yok... öykülerimizden başka!”​

Baba Hakkı saygıyla anıyoruz...