‘Buça katliamı’ neyi gösteriyor?

‘Buça katliamı’ neyi gösteriyor?

Bilindiği üzere Rusya, Ukrayna ile İstanbul’da yapılan görüşmelerde sağlanan gelişme üzerine, bazı bölgelerden askerlerini çekeceğini açıklamıştı. Buna bağlı olarak Rusya Ordusu 31 Mart günü Kiev bölgesine bağlı Buça şehrinden de çekildi. Aynı gün Buça Belediye Başkanı Rusya ordusunun çekilmesi üzerine olumlu bir konuşma yaptı.

Aradan dört gün geçtikten sonra Ukrayna, Rusya’nın Buça kentinde katliam yaptığını iddia etti. ABD başta olmak üzere batılı malum merkezlerden servis edilen görüntülerde, Rusya ordusunun çekilirken 20’den fazla sivili öldürdüğünü ve uydudan 30 metre uzunluğunda bir toplu mezar görüntüsüne ulaştıklarını iddia edildi.

Rusya bütün bu iddiaları reddetti. Bütün ülkelere çağrı yaparak iddiaların araştırılmasını istedi. Konunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından soruşturulması için Rusya tarafından yapılan talep ise, ilgili kurumun dönem başkanlığını yapan İngiltere tarafından engellendi.

Aslında sadece bu kadar bilgi bile Ukrayna’nın Buça kentinde bir tertibin sahnelendiğini göstermeye yetiyor. Henüz bir devlet bile olamayan Ukrayna’nın aklı böyle bir tertibi sahnelemeye yetmez. Üstelik Ukrayna ve Rusya arasındaki görüşmelerde ilerlemenin kaydedildiği, Ukrayna’nın en yetkili ağızlardan Kırım ile Donbass bölgesinin statülerini konuşabileceklerini söylediği ve NATO üyeliğinden vazgeçebilecekleri yönünde açıklamalar yaptıkları ve genel olarak nihai anlaşmaya çok yaklaşıldığı kanaatinin güçlendiği koşullarda, Ukrayna’nın kendi başına böyle bir provokasyonu tertiplemesi düşünülemez.

Bu tertiplerin ustası Hitler’in çizmelerini giyen ve onun ünlü psikolojik savaş Bakanı Göbbels’e rahmet okutan ABD’dir.

Hatırlanacağı üzere Birinci Körfez savaşında İspanya açıklarında batan bir tankerden denize saçılan petrol birikintileri içinde çırpınan karabatak görüntüsünü Dünya’ya, Saddam Kuveyt’teki petrol rafinerilerini vurdu ve çevre felaketine yol açtı diye servis eden ABD’ydi.

Aynı ABD, bağımsızlıkçı bir politika izleyen Çavuşesku yönetimini devirmek amacıyla Temeşvar’da bir hastanenin morgunda bulunan 15 kadar ölüyü hastanenin bahçesinde yanyana dizip ve daha sonra bu görüntüleri, Çavuşesku Temeşvar’da barışçı bir gösteri yapan halka ateş açtı beşbin kişiyi katletti yalanıyla dünyaya servis etmişti.

1994 yılında, Afganistan başta olmak üzere çeşitli İslam ülkelerinden şeriatçı militanların Serebrenitza çevresinde bulunan Sırp köylerinde katliamlar yapmasını sağlayan, ardından katliamı yapanlar da dahil olmak üzere bütün kuvvetlerini Serebrenitza’dan çekerek galeyana gelmiş Sırpların Serenrenitza’da sivil Müslüman Boşnaklara yönelik katliam yapmasını sağlayan ve daha sonra da bu katliamları Yugoslavya’yı parçalama gerekçesi yapan da ABD’ydi.

İkinci körfez Savaşı öncesi Saddam’ın elinde kimyasal silahlar olduğu yalanı da ABD’lilere aittir. Bunu kanıtlayan uydu görüntülerine sahip olduklarını yalanını da söylüyorlardı. İşgal oldu, Irak yakılıp yıkıldı ve en sonunda Saddam’ın kimyasal silahlara sahip olmadığı bizzat ABD’liler tarafından itiraf edildi.

Aynı yalanlar, Afganistan, Yemen, Libya, Çin ve ABD’nin hedef aldığı her ülke konusunda da sürekli olarak servis edildi.

Ukrayna’da şimdi aynı oyun ile karşı karşıyayız. Ukrayna’nın Rusya ile anlaşma olasılığı ortaya çıkar çıkmaz derhal “Buça katliamı” yalanı piyasaya sürülmüştür.

İddialar yalan olmasa, iddiaların soruşturulmasını isteyen Rusya, engelleyen ise İngiltere olmazdı.

Haber2021’den…