Erdoğan: Mülteci konusunda dünyada bir numarayız, bundan da rahatsızlık duymuyoruz

Erdoğan: Mülteci konusunda dünyada bir numarayız, bundan da rahatsızlık duymuyoruz
Türkiye'nin dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Biz bundan da rahatsızlık duymuyoruz.' dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Büyük Ankara Camii Kültür ve Kongre Merkezi'nde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen "İstiklal Türküleri Lansmanı ve Temsilci Gençler ile Milli Sporcuların Buluşma Programı"nda konuştu.

Burada gençlerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların durumuna ilişkin şunları söyledi:

“Biz, muhacir olarak gördük ve böyle bir hicrete de bizim ‘hayır’ dememiz mümkün değildi. Zira Osmanlı’dan bu yana Türkiye zaten bu tür şeylerde her zaman kapısını açan, her zaman bu tür ilticalara ev sahipliği yapan bir ülkedir. Bu da tabii Türkiye’nin neyini gösteriyor, büyüklüğünü gösteriyor, Türkiye’nin bu noktadaki misafirperverliğini gösteriyor. Bu misafirperverlikle birlikte de Türkiye’nin dünyadaki şu anda mülteciler noktasında en çok göç alan bir ülke olarak ön sıraya çıktığını görüyoruz. Şu anda Türkiye bu noktada bir numara, dünyada bir numara ve biz bundan da rahatsızlık duymuyoruz. Bundan rahatsızlık duymadığımız gibi bir taraftan da Suriye’nin kuzeyinde biliyorsunuz biz briket evler yapımına başladık. Niye acaba briket evler yapımına başladık? Çünkü bu insanlar çadırlarda kalıyorlar. Yaşam koşullarının adeta sıfır diyebileceğimiz yerlerde kalıyorlar.”

ERDOĞAN'DAN GENÇLERE 'HAYALLERİNİZDEN VAZGEÇMEYİN' TAVSİYESİ

Milli Mücadele'nin bu önemli tarihinin kendilerine armağan edildiği gençleri, dün olduğu gibi bugün de istiklal ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini belirten Erdoğan, "Bizim, siz gençlerimize bırakacağımız en büyük miras, inşa ettiğimiz güçlü demokrasi ve kalkınma altyapısının üzerinde hayata geçireceğimiz 2053 vizyonu olacaktır." dedi.

"İlk gençlik yıllarımdan beri hayatımı medeniyet, hak ve adalet davasına adamış, bu uğurda nice mücadeleler vermiş, nice sınamalardan geçmiş bir büyüğünüz olarak diyorum ki hayallerinizden asla vazgeçmeyin." ifadelerini kullanan Erdoğan, gençlere "Şartların zorluğuna aldırmayın, imkanların kıtlığına teslim olmayın, yürüdüğünüz yolda önünüze çıkan engellerin cesaretinden korkmayın. Bunların hiçbiri sizin kalbinizde büyüttüğünüz, zihninizde şekillendirdiğiniz hedeflerinizden asla sizleri uzaklaştırmasın" tavsiyesinde bulundu.

'FİNLANDİYA VE İSVEÇ'İN ÜYELİĞİNE HAYIR DİYECEĞİZ'

Bir gencin, "İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliği konusundaki olumsuz beyanatta bulunmuştunuz. Bunu açıklayabilir misiniz?" sorusu üzerine Erdoğan, NATO ile ilgili adımda, İsveç ve Finlandiya'nın Türkiye'deki terör odaklarını kendi ülkelerinde barındırdığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "PKK'ya YPG'ye bu denli ülkelerinde ev sahipliği yapacaklar, yürüyüşse yürüyüş, paçavralarını köprü üstlerine, her yere asacaklar. Bunlar, ülkemdeki terör kaynaklarını teşvik edip, bunlara ciddi manada parasal destekler de verip, bunlara silah desteği veren bu ülkeler. Kendilerine de söyledik." ifadelerini kullandı.

Muhatapların, "Efendim işte talepleriniz nedir, bilelim ona göre İsveç'ten ve Finlandiya'dan bunları isteyelim." dediğini aktaran Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz, bir kez sokulduğumuz delikten bir daha sokulmayı düşünmüyoruz. Yunanistan'da bunu yaşadık. Biliyoruz ki İsveç de Finlandiya da bize aynı numarayı çekecekler. Niye böyle bir gaflete düşelim ki? Kusura bakmasınlar. NATO'da tam ittifak gerekiyor. Bir ülke 'hayır' derse NATO ittifakı içerisinde ne yapamazlar, o ülkeyi alamazlar. Bizim de şu anda bu konuyla ilgili kesinlikle, bu iki ülke hakkında, hele hele İsveç, kesinlikle tam bir terör odağıdır, terör yuvası. Bunlar bize silah noktasında yaptırım da uyguladılar. Yunanistan'a geliyoruz. Batıya 400 milyar avro borcu var, hala Batı bunlara silah desteği veriyor. Amerika'nın üs kurmasına müsaade ediyor. Bir taraftan da bizimle görüşmelerinde 'sizinle aramızdaki münasebetleri geliştirmek istiyoruz şöyledir, böyledir' diyorlar. Bunu derken kalkıp Kıbrıs ile ilgili 'iki devletli çözüme olumlu bakmıyoruz' diyor. Senin olumlu bakmadığın şeye bizim olumlu bakacağımızı kim söylüyor. Kusura bakma. Biz de eğer 85 milyonluk Türkiye isek geçmişte bu ülke bu delikten bir kez sokuldu ama bu delikten tekrar bir daha sokulmayı kesinlikle istemiyoruz. Onun için de kararlı bir şekilde bu politikamızı sürdüreceğiz. NATO'ya Finlandiya ve İsveç'in girmesine 'hayır' diyeceğimizi ilgili arkadaşlarımıza söyledik. Yolumuza bu şekilde devam edeceğiz."

'RUSYA VE UKRAYNA'YLA İLGİLİ DENGE POLİTİKASI GÜDÜYORUZ'

Erdoğan, "Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında sürdürdüğünüz ilkeli ve tarafsız bir tavır vardı. Bu tavır sonucunda özellikle Rusya ve Batı'dan herhangi bir baskı oldu mu? Olduysa Türkiye bununla nasıl başa çıktı?" sorusu üzerine, şu ifadeleri kullandı:

"Gerek Rusya gerek Ukrayna'yla ilgili denge politikası güdüyoruz. Bu politikada ne Sayın Putin ile ne Zelenskiy ile bağları koparıp atmaya asla niyetim yok. Sayın Putin ile de Zelenskiy ile de telefon diplomasimi sürdürüyorum. Özel temsilcimi onlara gönderdim, gönderiyorum. Bundan sonraki süreçte de yine aynı şekilde bunu devam ettireceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni bir dünya savaşının çıkmasının ne bölgeye ne de dünyaya faydasının olacağını dile getirdi.

Şu anda Ukrayna'dan olan göçün ortada olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Öbür tarafta bu işin Rusya'ya Ukrayna'ya olan maliyetleri ortada. Bir taraftan da bizim her iki tarafla değişik bağlarımız var. Bugün Rusya ile nükleer enerjide bir adımımız var. Önümüzdeki yıl içinde inşallah Akkuyu Nükleer Santrali'ni bitirip, açacağız. Bizim için çok çok ciddi bir kaynak. Öbür taraftan Ukrayna ile ilgili adımlarımız var. Şu anda kullandığımız doğalgazın yüzde 50'sini Rusya'dan temin ediyoruz. Şimdi bunlar bizim için stratejik önemde münasebetlerdir. Bu münasebetlerimizi kesip atamayız. Ukrayna ile gıda, hububat vesaire alanlarında birçok ortaklığımız var. Bunları da aynı şekilde devam ettiriyoruz. Bölgede bir istikrar unsuru olacak devlet varsa bu da Türkiye'dir. Bunu korumak zorundayız."