İçimiz hala yanıyor

İçimiz hala yanıyor
Şen Yazgan yazdı; İçimiz hala yanıyor

Bir Cumhuriyet Kadını, laikliğin yılmaz savunucusu Doç. Dr. Bahriye Üçok'u katledilişinin 31. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.

Türk tarih ve siyaset bilimcisi, Ankara Üniversitesi’nin ilk kadın akademisyeni Bahriye Üçok 6 Ekim 1990'da 31 yıl önce alçakça katledildi.

Evine gönderilen bir paket içindeki bombanın  patlamasıyla feci şekilde hayatını kaybetti.

İçimiz hala yanıyor.

O dönemde SHP parti meclisi üyesi olan Üçok, katledildiği sırada bir laiklik raporu hazırlamaktaydı. Konuşmalarında sık sık irtica tehlikesi, kadın hakları ve laikliğin önemi üzerinde durması, gerici çevrelerin şimşeklerini üzerine çekmesine neden oldu. Nitekim suikastı "İslami Hareket" isimli bir örgüt üstlendi. Bu örgüt, Üçok'u " türban konusundaki düşünceleri" yüzünden cezalandırdıklarını" açıkladı.

Ve tabi bu cinayet de faili meçhul kaldı.

Ama bizler cinayetin gerçek nedenlerini biliyoruz.

Muammer Aksoy, Turan Dursun, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı neden katledildiyse B. Üçok da aynı nedenlerle katledildi. Türkiye'nin aydınlarına karşı işlenen suikastlar zincirinin bir parçasıydı. Karanlık - emperyalist güçler tarafından  aydınlarımıza sıkılan bu kurşunlar hepimize gözdağıydı.

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı bu karşı - devrimciler, bugün daha fütursuzca yollarına devam ediyorlar. Anayasanın değiştirilemez maddelerini pis ağızlarında sakız etmek, Cumhuriyet Devriminin temel ilkelerini tartışmaya açmak, dindar bir anayasa talebini açıkça dillendirmek planlı bir saldırıdan başka bir şey değildir.

Ancak, Bahriye Üçok'un öğrencileri olarak, yaklaşan tehlikenin bilincinde olan biz Cumhuriyet Kadınları da diyoruz ki, hayal kurmayın.

Türkiye Laiktir Laik Kalacak.

Ruhun şad olsun Bahriye hocam.