İşte bu yüzden sırf bu yüzden

İşte bu yüzden sırf bu yüzden

Bir isyan türküsüdür bu...

İsyanı en baba seslendiren seste can bulan.

İsyan dedim de hatırlamışsınızdır mutlaka.

Hani şu ruhumuzun ham maddesi,

en ince karanlıklara gömdüğümüz hüzün,

En deli rüzgarlara kaptırdığımız heves,

Olağanca hızıyla akıp giderken hayat,

Ardından bakakaldığımız o mutluluk var ya hani...

 

İşte tüm bunların hapsolduğu o daracık umbada,

O sonsuz mahsene hüküm giymiş benim sevdam...

 

Ve bu satırlar,

Henüz neler getireceği belli olmayan İstanbul'un meşhur melteminin hissiyatını üflediği esintileri ile yazılmaktadır.

 

Yarın dosta düşmana karşı yapacağımız alemin,

Satacağımız cakanın,

Çekeceğimiz Siyah-Beyaz'ın,

İçimizde beliren umudunun şerefine...

 

Ruhum, hapsolduğu avucun kendisini serbest bırakmasını bekleyen bir azad kuşunun çektiği özgürlük ızdırabının pençesinde kıvranırken,

Bekleyemedim yarını!

Gelecekse gelsindi,

Ne olacaksa olsundu,

Ben bir söyleyeyim de içimdekileri,

Maç sonu yine konuşacağız nasılsa,

Sanırım hayalini kurduğumuz,

Yarın'ın rakipten en az bir gol daha fazla atmaktan ibaret olmadığına

delalet edecektir söylediklerim...

Duyulur mu bilmiyorum, lakin bu sesleniş sizedir.

 

O FORMA KUTSALDIR

 

Ey sevdamı sırtında taşıyanlar!

Sahaya çıktığında Mithat Paşa'nın kumdan,

çakıldan zeminini titreten Baba Hakkı destanlarını dinleyerek aşık oldum ben,

üzerinizde taşıdığınız o formaya.

 

Şeref Bey'in vefatı akabinde,

Simsiyah formalarla yine bir Fenerbahçe maçını 3-0 dan 4-3'e getiren kartalların ruhu aşkına,

Gönüllü olmuşum gençliğimi bu aşk için yakmaya...

 

Hayata yaptığım duygusal turların,

Sorgusuz,

Sualsiz,

Biletsiz geçtiğim gönül turnikelerinin yegane sebebiydi bu sevda...

 

Kazım Abi'den,

Optik Başkan'a,

Sandıktan Yusuf Tunaoğlu formasını çıkaran koca çınar'a,

Mahalle maçlarında Sergen Yalçın olma sevdasına düşen yüreği küçük, sevdası büyük kardeşime kadar,

Bu forma gözü gibi sakınıp kutsal belleyenlerin emanetidir...

 

O formada suladığınız her damla ter,

Yüreğimizin gönül selini oluşturacak.

Beşiktaş aşkı ile birleşip deryaya dönecek duygulardan öte değildir...

 

İşte bu yüzden, sırf bu yüzden,

Yarına ve gelecek güneşli günlere dair tek isteğimiz,

Müzede fazladan kupalar yerine, sahada 11 KARTAL görebilmektir...

 

Siz çıkın oynayın,

Biz sevdamızın farkındayız.

Sizde ardınızda ki bu çığın, bu sevdanın, bu gücün farkında olun.

Titremesin ayaklarınız, dolanmasın birbirine.

Bilin ki sizden istediğimiz ananızın ak sütü gibi helal olan alın terinizdir!

 

Ve şüphesi olan,

Dönüp baksın maziye,

Pankartlar sadece bez parçası değildir.

Ve unutmayın bu formayı emanet aldıklarınızı,

Unutmayın boynunuzda ki vebali.

 

Çünkü, onlar güneşin bağrında ateş,

Yer yüzünde bir taze çiçektiler,

Namluda namusun fişengi,

İsyanda yürek, Kara düşte Bembeyaz gerçektiler. 

 

Dosta düşmana karşı güldürün yüzümüzü!

Haydi KaraKartal Arma Aşkına...

BEŞİKTAŞ ÇARŞI UMUTSUZLUĞA KARŞI

Beşiktaş S.Lizbon 

CL 

Saat 19:45

İnönü stadı