ABD kuklası PKK'nın taşeronları

2019 yazında Muğla Menteşe yöresinde başlayan orman yangınları ardından yeni bir örgüt ismi duyduk: Halkların Birleşik İntikam Milisleri (HBİM). Muğla'daki orman yangınını 'devletin Kürtlere yönelik baskılarına karşılık' kendilerinin bir eylemi olarak üstlenmişlerdi. Haberi kamuoyuna PKK bağlantılı haber sitesi ANF duyurmuştu.

O dönemde HDP milletvekili olan Ahmet Şık da: ''Ormanları yakmak halk düşmanı bir eylemdir. Yapmadığınız bir eylemi neden üstleniyorsunuz?'' şeklinde habere tepki göstermişti. Ahmet Şık'ın açıklamasını Odatv '' HDP'den PKK'ya tepki'' diye vermiş, başka bir HDP milletvekili Hüda Kaya da aynı şekilde tepki gösterince ''HDP'den bir tepki daha'' diye vermişti. Oysa ne Ahmet Şık, ne de Hüda Kaya HDP'de yetkili bir isim değildi. Ne Demirtaş, ne Figen Yüksekdağ, ne de o dönemdeki HDP eşbaşkanları habere hiçbir tepki göstermediler.

Aradan kısa bir süre sonra İzmir'de ortaya çıkan büyük orman yangınını bu kez ismini değiştirerek ''Ateşin Çocukları'' ismiyle üstlendiler. Ege'de, Marmara'da ve İstanbul Aydos'ta çıkan 30 kadar orman yangınını bu isimle üstlendiler hep.

Bunlarla kalmadı. İstanbul'da farklı nedenlerle bazı fabrikalarda çıkan yangınları da üstlenmeye başladılar. Hatta bir fabrika yangınını paylaşamadılar: ''biz yaktık ama başka örgüt üstlendi'' diye birbirlerine bile girdiler.

Aynı yıl Orta Karadeniz ormanları kış mevsiminde cayır cayır yanmaya başladı. Çok şaşırdık ''kışın orman yangını olur m u?'' diye. (Biz şaşırsak da bilim insanları iklimin özelliği nedeniyle Karadeniz'de orman yangınlarının genellikle kış mevsiminde olabileceğini söylüyorlar.) Bu yangınları da yine 'Ateşin Çocukları' üstlendi.

Geçtiğimiz yıl İskenderun'da başlayan büyük yangın için de önce ''yangının bir elektrik trafosundan kaynaklandığı'' söylenmişti ama bunu da Ateşin Çocukları üstleniverdi.

Son olarak bu yıl da Manavgat'ta başlayan ve 200 civarındaki orman yangının hepsini Ateşin Çocukları üstlendi. Ayrıca İstanbul Maltepe sahilindeki balıkçı barınağında 8 tekneyi de kendilerinin yaktığını bile iddia ettiler....

Nedense PKK batıda ve Karadeniz Bölgesi'ndeki terör eylemlerini üstlenmiyor pek. Mesela sivillerin de öldüğü Ankara Kızılay canlı bomba saldırısını üstlenmekten çekinmişler, TAK olarak üstlenmişlerdi.

Batıda cinayetle sonuçlanan saldırıları ya da kimi faili meçhul, şüpheli ölümleri Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH); orman yangınlarını da Halkların Birleşik İntikam Milisleri (HBİM) adıyla üstleniyorlar.

''Halkların'' sözcüğüyle başlayan bu örgüt isimleri aklıma HDP'yi getiriyor hep. Onunda ismi ''Halkların'' diye başlıyor çünkü. Acaba bu örgütler ''PKK'' dan farklı mı? Hani HDP için de ''PKK ile HDP aynı değil; PKK ayrı HDP ayrı... '' diyorlar ya!

Bence hem aynı; hem ayrı.

Şimdi ''halkların'' sözcüğüyle başlayan bu örgütlere kısaca bir göz atalım:

HBDH, HBİM YA DA ATEŞİN ÇOCUKLARI.. HDP: KİM BUNLAR?

Çözüm süreci yılları.

Erdoğan iktidarı ''Yeni Osmanlıcılık'' hayalleri içindeydi. Irak'taki, Suriye'deki, hatta İran'daki Kürt bölgelerini federasyon projesiyle Türkiye himayesine almak, Türkiye topraklarını büyütmek sevdasındaydı. Bu nedenle Ahmet Davudoğlu'nu meclis dışından atama yoluyla Dışişleri Bakanı yaptı. Bu süreç içinde Lozan'ı tartışmaya açtı. ''Lozan zafer değil, hezimettir'' dendi. Misak-ı Milli sınırları gündeme getirildi. ''Yurtta sulh cihanda sulh'' da neymiş; artık bu anlayış çağın gereksinimlerini karşılamıyor...'' dendi. Suriye iç savaşı patlak verince de '' 15-20 gün içinde Şam'da Emevi Camii'nde namaz kılacağız..'' diye Suriye planını ortaya koydu.

2013 Nevruz'unda Diyarbakır Meydanı'ndan okunan Öcalan'ın mektubu da bu planla örtüşüyordu.

Öyle olmasa bu mektup okunabilir miydi o meydanda?....

Halkların Demokratik Partisi (HDP) de ABD/AB, MİT, CIA, AKP,İMRALI, KANDİL işbirliği ile bu süreç içinde kuruldu.

2010'ların başında PKK'nın legal partisi Barış ve Demokrasi Partisi(BDP)'nin tek bir etnisiteyi (Kürtleri) temsil ettiği, Türkiyelileşemediği algısı vardı.

Bu algıyı kırmak için 2011 genel seçimlerinde Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) ,20'ye yakın 'sosyalist' parti ve hareket iş birliği yaparak ''Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloku''nu oluşturuldular ve 41 ilde 65 bağımsız adayla seçime girdiler. 36 aday seçilmeyi başararak meclise girdi.

2011 yılının Ekim ayında bir kongre düzenleyerek bu iş birliğini genişlettiler. 'Sosyalist' partiler, sendikalar, kadın, LGBT ve çevre hareketleri, emek ve hak temelli sivil toplum örgütleri, Anadolu'da yaşayan çeşitli dini azınlıkların temsilcilerinden oluşan, 81 ilden 820 delegenin katılımıyla düzenlenen kongreye Halkların Demokratik Kongresi (HDK) adı verildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) de HDK Kongresi'nde alınan karar sonrası 15 Ekim 2012'de Yavuz Önen ve Fatma Gök başkanlığında kuruldu. 1 yıl sonra 27 Ekim 2013'te yapılan olağanüstü kongrede Eş başkanlıklara Sabahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü getirildi.

Şimdi burada parti adının başındaki ''halkların'' sözcüğüne ve partinin bugüne kadarki eş başkanlarına dikkat edin:

Halkların sözcüğüyle partinin bileşiminde farklı etnisitelerin olduğu ifade edilmek isteniyor. Eş başkanlardan biri mutlaka bir Kürt; diğeri de farklı etnisiteleri, dini azınlıkları vs. temsil ediyor.

Selahattin Demirtaş -Figen Yüksekdağ; Pervi Buldan -Sezai Temelli; Pervin Buldan - Mithat Sincar ikilisi. Hep böyle!

Partinin merkezinde PKK; çevresinde de PKK'ya yamanmış irili ufaklı siyasi gruplar, çevreciler, feministler, LGBT unsurları, liberaller...

Yani ''liberal soslu PKK!''...

Şimdi gelelim Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH) örgütünün kuruluşuna:

Çözüm sürecinin sona ermesinden hemen sonra 5 Aralık 2015'te KCK Yürütme Kurulu üyesi Cemil Bayık Kandil'de yakın zamanda aralarında 'Türk Solu' nun da bulunduğu 10 örgütle birlikte yeni bir platform oluşturacaklarını açıklamıştı .Ardından 12 Mart 2016'da bu örgütün kuruluşu yine Kandil'de Duran Kalkan tarafından ilan edildi: Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HBDH).

Örgütü oluşturan unsurlar:

Devrimci Karargâh, Devrimci Komünarlar Partisi (DKP), Maoist Komünist Partisi (MKP), Marksist Leninist Komünist Partisi (MLKP), Marksist-Leninist Silahlı Propaganda Birliği (MLSPB), PKK, Türkiye

İhtilalci Komünist Partisi (TİKB), Türkiye Komünist Emek Partisi/Leninist (TKEP/L), Proleter Devrimciler Koordinasyonu (PDK), Diriliş Hareketi (DH)

(Daha sonra kuruluşta yer alan TKP/ML bu örgütten ayrıldığını açıkladı)

Silahlı bu örgütün de merkezinde PKK, çevresinde de 'Türk Solu' diye adlandırılan diğer yapılar...

Batıda, Karadeniz'de faaliyet gösteren PKK'ya taşeronluk yapan orman yangınları ve terör eylemlerini üstlenen HBDH ve HBİM ya da ATEŞİN ÇOCUKLARI gibi örgütler işte bu taşeron yapılar.

Bileşimleri HDP'ye ne kadar benziyor, değil mi?

HDP'ye bir de bu gözle bakın.

HDP ayrı PKK ayrı, öyle mi?