Bağımsızlık

Bağımsızlık

Bugün size otoriteler tarafından dünya'yı değiştiren futbol karşılaşmalarından birini anlatacağım.

Bir stadyumda çıkan olayların bir ülkeyi nasıl böldüğünü bir futbolcunun polise attığı tekmenin Avrupa coğrafyasını değiştirdiğini öğrendiğinizde gözlerinize inanamayacaksınız.
Karşınızda 150 bin kişinin hayatını kaybettiği yakın tarihin en dramatik savaşının fitilini ateşleyen o meşhur maç ve o meşhur tekmenin hikayesi...

YUGOSLAVYA

Balkanlar etkinlik ve kültürel anlamda belki de dünyanın en zengin belki de en karışık coğrafyalarından bir tanesidir.
Mareşal Tito 2. dünya savaşı sonrası 11 Milletin iç içe olduğu bu topraklarda sosyalist bir devlet kurmuş farklı din ve kültüre mensup bu halkların 25 yıldan fazla bir süre Yugoslavya bayrağı altında yaşamasını sağlamıştı. Ancak Tito'nun 1980 deki ölümü sonrasında bu birliktelik yavaş yavaş bozulmaya başlamış, Milliyetçilik akımları ülkeyi sarmaya başlamış, ırkçı lider Miloseviç Yugoslavya Sırplara aittir sloganıyla mitingler düzenliyor, Hırvatlar bağımsızlık yanlısı Milliyetçi Franco'yu iktidara getiriyordu.

Ülkede gerginlik had safhadaydı Yugoslavya 80li yılların sonuna adeta bir barut fıçısı gibi girmişti. O yıllarda Hırvatlar ve Sırplar olası bir iç savaşa karşı silahlanmaya başlamıştı. Ülke çok gergindi ve bombayı patlatacak fitil  ne yazık ki bir futbol maçında ateşlenecekti.

13 Mayıs 1990'da Dinamo Zagreb'in Maksimir Stadı'nda oynanan Dinamo Zagreb - Kızılyıldız maçında yaşanan olaylarla başladı. Bu maçta yaşanan olaylar sıradan bir taraftar kavgası olmaktan çıkmış Yugoslavya’daki iç savaşın başlangıcı olmuştu. Hırvat futbolcu Zvonimir Boban'ın o gün polise attığı tekmede adeta bu iç savaşı başlatan ilk hamle olmuştu.

Mayıs 1990'da Yugoslavya Futbol Ligi'nin şampiyonu Kızılyıldız olmuş. Ancak lig henüz tamamlanmamıştı. Ligin bitimine 2 hafta kala ezeli rakipler karşı karşıya gelmişti. Aslında olaylar daha maç başlamadan başlamıştı.
Hırvatlar Dinamo Zagreb'i desteklerken Sırplar Kızılyıldız'ı destekliyordu. Sırplar Yugoslavya'nın hakimi olmaya çalışırken Hırvatlar da bu duruma karşı mücadele ediyordu. Sırplar ve Hırvatlar neredeyse aynı şehirde bile yaşayamazken bir futbol maçında karşı karşıya gelmeleri olayı farklı bir boyuta taşımıştı.

DELİJE VE BAD BLUE BOYS KARŞI KARŞIYA

Kızılyıldız taraftar grubu Delije sabıkalı ve ırkçı bir kitleden oluşuyordu. Delije grubunun lideri de Arkan lakaplı soygun, gasp cinayet gibi suçlardan hüküm giymiş Zeliko Raznatoviç'ti. Zeliko ilerleyen yıllarda Kosova ve Bosna'da katliamlar yapıp Birleşmiş Milletler tarafından insanlık suçu işlemekle yargılanacak kadar korkunç bir adamdı.
Dinamo Zagreb'in taraftar grubu Bad Blue Boys ise milliyetçi gençlerden oluşan bir taraftar grubuydu. Onlarda kendilerini bir taraftar grubundan çok Hırvatistan'ın bağımsızlığı için mücadele eden bir kuruluş olarak görüyorlardı. Ülke içinde bölünmelerin yaşandığı bu dönemde maçın başlama saatine az bir zaman kala başlamıştı olaylar. Yugoslav polisi de kendi içinde Sırplar ve Hırvatlar olarak ikiye bölünmüş ve çoğunluğunu da Sırplar oluşturuyordu.

Zagreb'e 3 bin kişi gelen Delije grubu şehre ayak basar basmaz dükkanları yağmalayıp gördükleri Zagreb taraftarlarını öldüresiye dövmeye başlamışlardı. Zagreb taraftarı da stadın diğer tarafında Delije grubunu bekliyor herşeye hazırlıklı şekilde davranıyordu. Polisin içinde Sırpların daha çok olması Delije grubuna avantaj sağlamıştı. Çünkü Kızılyıldız taraftarları stada girerken doğru dürüst aramadan geçmemiş birçok delici , kesici alet hatta asit dolu kutularla bile girmişlerdi.

Takımlar sahaya çıktığı zaman olaylarda başlamıştı. Delije grubu yanlarında getirdiği asit kutularını demir tellere dökerek telleri eritince işin rengi değişmişti. Kimse bu kadarını beklemezken Sırplar Hırvatların olduğu tribüne girmiş ve önlerine gelen herkese yara vermeye başlamışlardı. Olaylar kısa bir süre içinde o kadar çok büyüdü ki futbolcuların çoğu soyunma odasına gitmişti. İşin garip tarafı ise polislerde o sırada birbirine girmiş ve kendi aralarında dövüşmeye başlamışlardı.

ÖZGÜRLÜK ATEŞİNİN FİTİLİ

İşte tam o sırada futbolcuların çoğu soyunma odasına giderken Dinamo Zagreb'in 10 numarası Zvonimir Boban kendi isteğiyle sahada olayların tam ortasında kalmıştı. Zvonimir Boban aynı zamanda Hırvat futbolunun en çok gelecek vadeden oyuncusuydu.

Hırvat kökenli milliyetçi bir ailede yetişen Zvonimir Boban Sırpların boyundurluğu altında yaşamak istemiyordu. Ona göre bu onursuzca bir yaşam biçimiydi. Sırp polisler olayları Delije grubu çıkarmasına rağmen Hırvat taraftarlara saldırıyordu.

Bir polis Hırvat taraftarı döverken bunu gören Zvonimir Boban müdahale etmek istemişti. Polis Zvonimir Boban'a o sırada jopuyla müdahale etmişti. Bu duruma kayıtsız kalamayan Zvonimir Boban tarihe geçen o hareketiyle herkesi şaşırtmıştı. Polisin bu davranışına sessiz kalamayan Boban attığı uçan tekmeyle polise karşılık vermişti. O tekme adeta olayların fitilini ateşlemişti. Hırvat asıllı bir Yugoslav o tekmeyle bir devletin oteritesine başkaldırmıştı.
O tekme Hırvatlar için bir isyanın başlangıcı olmuştu Zvonimir Boban bu hareketiyle milyonlarca Hırvat'ın kahramanı olmuştu. Zvonimir Boban'ın attığı tekme sonrası Hırvat kökenliler ülkenin her yerinde daha yüksek sesle bağımsızlık şarkıları söylemeye başlamış ve müdahale eden polislerle karşı karşıya gelmişti. Attığı tekme sonrası Zvonimir Boban bu hareketiyle 10 maçlık ceza almıştı.

Ancak o günden sonra olaylar aylarca sürmüş ve 1 yıl sonunda Hırvatistan bağımsızlığını ilan etmişti.  Ancak bu bağımsızlığı onaylamayan Miloseviç yönetimi Hırvatistana müdahale kararı aldı ve taraflar arasında 4 yıl sürecek bir iç savaş başlamış oldu. Bu yakın tarihin en kanlı,en dramatik savaşlarından biriydi. Maçta olay çıkartan Delice grubunun lideri Zeliko Raznatoviç elbette bu savaşa katılanlardan bir tanesiydi. Tecavüz,katliam gibi bir çok insanlık suçu işleyen Raznatoviç'in yıllar sonra Birleşmiş Milletler tarafından yargılanmasına karar verilmişti. Buna rağmen Sırbistanda elini kolunu sallaya sallaya korumalarıyla gezen Raznatoviç  bir otelin resepsiyonun da kıstırılacak 38 el ateş edilerek öldürülecek bir nevi hak ettiğini bulacaktı.  Zvonimir Boban tekmesiyle başlayan bu korkunç savaşta 150 bin kişi ölmüş , 1milyona yakın insan mülteci olarak komşu ülkelere sığınmıştı. Hırvatistan 4 yıl süren bu savaşta bağımsızlığını kazanarak çıkmıştı.

Her zaman söylediğimiz gibi futbol  sadece futbol değildir.