Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na 'siyasi cinayetler' tepkisi

Bahçeli'den Kılıçdaroğlu'na 'siyasi cinayetler' tepkisi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na beş soru yöneltti ve ‘Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir masallarını geç, bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin’ ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "CHP, İP, SP, DP, Gelecek Partisi ve DEVA'nın temsilcileri HDP'yi masa altında tutarak sözde bir uzlaşmaya vardıklarını açıklamışlardır. Uzlaşma, doğru hedefler üstünde olur. Uzlaşma, dürüst ve temiz bir siyaset anlayışıyla vasat bulur. Allah için söyleyiniz, bunların neresi dürüst, neresi düzgün, neresi temizdir?" dedi.

"Bu masada hile vardır, desise vardır, densizlik vardır, dümencilik vardır, dalavere vardır, sahtelik vardır; hepsini geçtik hıyanetin daniskası vardır." diyen Bahçeli, "Zillet ittifakı"nı oluşturan partilerin gün aşırı birbirlerini ziyaret ettiklerini, yoklama yaptıklarını, hava kokladıklarını, ne var ne yok ona baktıklarını söyledi. Bahçeli, "Ancak arka kapıda da birbirlerine kazık atıyorlar, tuzak kuruyorlar. Bir yapmadıkları kısırlı, pastalı, altın günleriydi; zannediyorum bu gidişle onu da gerçekleştirirler. Toplanıp toplanıp dağılıyorlar, ne dedikleri bellidir ne de söyledikleri nettir. Muğlak ifadelerle gürültü ve gündem kirliliğine neden oldukları da alenen meydandadır." şeklinde konuştu.

KILIÇDAROĞLU’NA 5 SORU

Devlet Bahçeli konuşmasının devamında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 5 soru yönelterek şunları söyledi:

“CHP Genel Başkanı’na soruyorum, kıvırmadan cevap vermesini, kaçak güreşmemesini bekliyorum.
Soru 1: Anayasa’dan Atatürk’ü çıkarmayı düşünüyor musunuz?
Soru 2: Anayasa’ya hakim olan Türk ismini tasfiye etmeyi planlıyor musunuz?
Soru 3: Türk vatandaşlığı kavramı yerine “Anayasal yurtseverlik”, Türkiye yerine “Ülke”, Türkiye devleti yerine “Cumhuriyet”, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı yerine, “Türkiye Cumhuriyeti insanı” kavramlarının getirilmesini amaçlıyor musunuz?
Soru 4: Demokratik muhalefet diyerek TİP’i, HDP’yi yanınızda ve yörenizde görüyor, bunlara kucak açıyor musunuz?
Soru 5: Terörist Demirtaş’ı hala savunuyor, ona elçiler yolluyor musunuz?
Sayın Kılıçdaroğlu, bu sorularım gayet basittir.
Ya evet diyeceksin, ya da hayır.
Boş kağıt vermen halinde bütün sorulara evet dediğin anlaşılacaktır.
Yüreğin yetiyorsa, çiğ süt içip karın ağrısı çekmiyorsan konuş ve sorularıma cevap ver.
Korku edebiyatını bırak, siyasi cinayet işlenebilir masallarını geç, bir şey bilip de söylemiyorsan adam değilsin.”

'ABD'NİN PKK KAMPLARINDA ARADIĞI NEDİR?'

"PKK/YPG tanksavar kullanıyor, güdümlü füze kullanıyor, envaiçeşit ve teknolojik düzeyi yüksek silahlara sahip bulunuyor. Bu silahları hangi odaklar veriyor?" diye soran Bahçeli, "Teröristleri kimler eğitiyor, kimler donatıyor, hangi dost ve müttefik görünümlü ülkeler silahlandırıp üzerimize kışkırtıyor? ABD yönetimi, Türkiye’nin Suriye’deki varlığını ulusal çıkarı için olağanüstü tehdit olarak değerlendiriyormuş. Biliniz ki karşımızdaki terazi milli sıkleti çekemez, artık böyle gelse de bu şekilde gidemez."

"Müttefik olduğumuz bir ülkenin PKK kamplarında aradığı nedir?" sorusunu yönelten Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Suriye'nin kuzeydoğusunda yaptıkları nasıl izah edilmelidir? Tehdidin adını doğru koymak geldiğimiz bu aşamada zorunluluktur. Tehdit Türkiye'nin Suriye'deki varlığı değil, ABD'nin cinayet planları, ihanet senaryoları, terör örgütüyle eylem ve emel birlikteliği içine girmesidir. Buna dostluk diyen varsa beri gelsin, böyle dostluk düşman başınadır.

ABD'nin besili canavarı DEAŞ, 8 Ekim Cuma günü, Afganistan'ın Kunduz vilayetindeki bir camiye dehşet veren bombalı saldırıda bulunmuş, çok sayıda din kardeşimizi katletmiş ve yaralamıştır. Camiye bomba atmak inanılması mümkün olmayan ve ifadesi bulunamayacak bir vandallık, bir şeytanlıktır.

ABD yönetimi, Türkiye'nin DEAŞ'la mücadeleye zarar verdiğini ileri sürüyor. Bu haksız ve hasmane iddianın ne denli asılsız, ne kadar temelsiz olduğunu en iyi onlar biliyor. Biliyorlar ama itiraf edemiyorlar, çünkü işlerine öyle gelmiyor. NATO üyesi olup DEAŞ'a karşı en çok mücadele veren, en çok bedel ödeyen ülke Türkiye'dir. PKK'ya silah veren bellidir, Mehmetlerimizin, polislerimizin şehadetine çanak tutanlar bellidir. DEAŞ'ı, YPG'yi, PKK'yı kiralık tetikçi olarak kullananlar gün gibi karşımızdadır. Ve bunların dost olması, müttefiklik söylemleri eşyanın tabiatına aykırıdır. Dost dediklerimiz, adam olacak, mert olacak, hesapsız olacak, saygılı olacak, onurlu olacak, dürüst olacak, kendi çıkarlarını kolladıkları kadar bizim de çıkarlarımızı kollayacaklar.

Terörle mücadelemizin önüne kim bariyer dikiyorsa, yolumuza kimler hendek kazıyorsa, egemenlik haklarımıza kim diş biliyor ve hançer sallıyorsa, işte onlar Türklüğün varlığına, Türkiye'nin bin yıllık kardeşlik müktesebatına kuyu kazan, Anadolu'dan çıkarılmamızın düşünü kuran ehli saliptir, öyle ki şehadet pahasına da olsa alayına birden direnmek farzı kifayedir, boynumuzun yegane borcudur."

‘TARUMAR EDECEĞİZ’

Millet İttifakı'na tepki gösteren Bahçeli,  "Anadilde eğitim; devlet yapısının yeni esaslara bağlanması; anayasal teminat altında yeni bir ortaklık devleti kurulması; Türkiye'nin idari yapısının yeniden düzenlenmesi; genel siyasi af ve İmralı canisine özgürlük talepleri; etnik kimliklerle bölücü siyasetin kızışması ve yoğunlaşması karşısında Cumhur İttifakı olarak tek nefes, tek bilek, tek yürek olacağız. Sayın Cumhurbaşkanımızın sağlığı üzerinden polemik yaparak, yalan ve tezviratları yayarak aşağıların da aşağısına düşenlere ant olsun itibar etmeyeceğiz." sözlerini sarf etti.

Yapılmak istenenin, etnik bölücülüğün siyasi bir sorun olarak siyasi süreçlerle çözümü için uygun bir ortam yaratılması, bunun siyasi ve toplumsal altyapısının hazırlanması olduğunu belirten Bahçeli, "Bu siyasi senaryonun sahneye konulması mümkün olabilirse, PKK'nın siyasi talepleri ve eylem planı, bu süreçte demokratik ittifak platformu haline getirilecektir. CHP'nin hedefi budur, İP'in hedefi budur, HDP'nin hedefi budur, siyasi hayatı döneklikle geçenlerin gayeleri budur." görüşünü paylaştı.