Bilal Erdoğan TÜGVA açıklaması: Kıskanıyorlar

Bilal Erdoğan TÜGVA açıklaması: Kıskanıyorlar
Yayınlanan torpil listesiyle 'kamu kurumlarına adam yerleştirme' suçlaması yapılan TÜRGEV'e Bilal Erdoğan sahip çıktı. 'TÜGVA ile uğraşıyorlar, neden biliyor musunuz?" diye soran Erdoğan, 'Siz TÜGVA'da karışık kuruşuk, abuk sabuk bir şey yapıyor musunuz? Niye işlerine gelmiyor? Kıskanıyorlar değil mi? O zaman daha da başarılı olun. Onlar da kıskançlıktan çatlasın' ifadelerini kullandı.

Bilal Erdoğan, yönetiminde olduğu TÜGVA ile ilgili 'torpil listesi' iddialarına 'iftira' dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın oğlu Bilal Erdoğan'ın kurucuları arasında yer aldığı, Türkiye Gençlik Vakfı'nın (TÜGVA), vakıf üzerinden ordu, emniyet ve diğer kamu kurumlarına yüzlerce kişiyi yerleştirdiği, bu kişilerle ilgili sicil listeleri tuttuğu iddiası gündem olmuştu.

Eski bir TÜGVA çalışanının sızdırdığı belirtilen ve sosyal medyada yayınlanan “torpil listesi”ne önce TÜGVA'dan yalanlama gelmiş arkasından sızıntıyı kabul eden açıklamalar yapılmıştı.

TÜGVA Genel Başkanı Enes Eminoğlu “Bir kere bu içerden belgeleri almış bu adam, sızdırmış, yedek yapmış ve ifşa ediyor. Doğru bilgiler de var. Sistemimizden alınmış” dedi

TÜGVA krizi Bilal Erdoğan'ın da gündemindeydi.

Erdoğan, Çorum Belediyesince inşa edilen Türkiye'nin ilk oba konseptli gençlik kampının açılışını gerçekleştirdi. Burada kendisini "TÜGVA burada, ağabeyinin yanında" sözleriyle karşılayan TÜGVA üyeleriyle sohbet edip, hatıra fotoğrafı çektirdi.

Öğrencilere, "TÜGVA ile uğraşıyorlar, neden biliyor musunuz?" diye soran Erdoğan, "Siz TÜGVA'da karışık kuruşuk, abuk sabuk bir şey yapıyor musunuz? Niye uğraşıyorlar sizinle? Niye işlerine gelmiyor? Kıskanıyorlar değil mi? O zaman daha da başarılı olun. Onlar da kıskançlıktan çatlasın." ifadelerini kullandı.

Bilal Erdoğan, açılış töreninde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının en çok gençleri etkilediğini, İlim Yayma Vakfı'nın bu yılki burs mülakatlarında gençlerdeki salgın kaynaklı tutukluğu görebildiklerini söyledi.

Gelecekte "salgın zamanının çocukları" denecek bir neslin ortaya çıkacağını tahmin ettiğini belirten Erdoğan, Çorum Belediyesinin inşa ettiği türden gençlik kamplarının, salgının etkilerini gidermede, gençlerin sosyalleşmesini sağlamada önemli bir hizmeti yerine getireceğini söyledi.

'ALLAH'A KUL OLDUĞUNDA GELİŞEMEYECEĞİNİ DÜŞÜYORLAR'

Türkiye'de kutuplaşma diye bir şey çıkartıldığını ifade eden Erdoğan, şunları dile getirdi:

"Vahdet inancının mirasçılarıyız, o vahdet inancını bozmaya yönelik bir iş bu kutuplaşma. 'İnsanlık dinler olursa gelişemez' diye bir inanış vardı. Bu dönem dünyada geride kaldı. Artık inananların inancına, inanmayanların da inanmamasına saygı duyma dönemine girildi. Ancak Türkiye'de o pozitivist akımın etkisinde, kendi karanlıklarını aydınlık sanan bir kesim kaldı. Bunlar hala inandığınız zaman, bir Allah'a kul olduğunuz zaman gelişemeyeceğinizi, büyük işler yapamayacağınızı düşünüyorlar. Kendileri yapamıyorlar ya, herkesi kendileri gibi sanıyorlar."

SELÇUK BAYRAKTAR'DAN BİLİYORUZ

"İnanan, namaz kılan, bir Allah'a kul olan, hacca giden, zekatını veren, insanlara faydalı bir hayat yaşamaya çalışan gelişemez mi? Teknolojide, bilimde, fende ilerleyemez mi?" diye soran Erdoğan,

"İlerler değil mi? Nereden biliyoruz ilerleyebildiğini. Bak, Selçuk Bayraktar'dan biliyoruz” dedi.

5 VAKİT NAMAZ

Erdoğan, namaz kılan, hacca giden, zekat veren insanların kesinlikle hata yapmadığı gibi bir iddiasının olmadığını, ancak günde beş vakit namaz kılmanın kişinin kendini hatalarından alıkoyması yönünde bir niyet içerdiğini söyledi.

Türkiye'de hala inançlı olmayı gericilik olarak değerlendiren bir kesimin bulunduğunu söyleyen Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'de kutuplaşma dedikleri maalesef bundan ibaret. İnançlı olmanın bu ülkenin gelişiminin önünde bir engel olduğunu düşünüyorlar. Ahiretin kendilerine hatırlatılmasından rahatsız oluyor. 'Ben ahireti düşünmek istemiyorum' diyor. 'Hesaba çekilme fikrini bana hatırlatmayın' diyor ama biz hesaba çekileceğimizi düşünüyoruz. Bu dünyada varsa günahımız, onun da karşılığını öbür tarafta göreceğimizi düşünüyoruz. Bu sayede de daha iyi insanlar olmamız gerektiğini düşünüyoruz. Siz ortada dolaşan algı çalışmalarına bakmayın. Bir taraf kendini anlatmaktan aciz, bir tarafta her türlü melanete sarılıp, insanlara iftira atıyor, ithamda bulunuyor, hakaret ediyor, saydırıyor. Biz iyi insanlar olmaya çalışacağız."