Bu sınıfın tarihi böyle yazılır!

Türkiye sendikal hareketinin önemli teorisyenlerinden Yıldırım Koç’un, Osmanlı’dan günümüze “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi” Kaynak Yayınları’ndan çıktı.

“Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi”, işçi sınıfının tarihsel öyküsünü anlatıyor. İşçi sınıfı tarihi konusunda bütünlüklü bir tablo sunuyor. 939 sayfadan oluşan tam bir başucu kitabı.

“Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi”ni ilgiyle okuyacaksınız.

BEKLEMEYİ BİLEN SINIF

Yıldırım Koç’a göre Türkiye işçi sınıfı, kısa vadeli çıkarlarını çok iyi biliyor, son derece tedbirli hareket ediyor ve başarı şansını yüksek görmedikçe veya mecbur kalmadıkça risk almıyor. Mevcut haklarının korunmasında dönem dönem geri adım atmayı ve uygun zamanı beklemeyi biliyor.

Koç’a göre işçi sınıfı, “kesinlikle saf, cahil veya korkak değildir; davranışları, bulunduğu koşullar dikkate alındığında, kısa vadeli çıkarları açısından son derece rasyoneldir. Feleğin çemberinden geçmiştir. Görmüş geçirmiştir. ‘Çarıklı erkânıharp’ ifadesi boşuna doğmamıştır.

Oysa Nazım Hikmet “Dünyanın en tuhaf mahluku” başlıklı şiirinde

“Akrep gibisin kardeşim,

korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.

Serçe gibisin kardeşim,

serçenin telaşı içindesin” der.

Nâzım'ın bu şiiri yazdığı 1947 yılında işçi sınıfına bakışı böyledir.

Ölümünden, 3 Haziran 1963'ten 10 ay önce, 12 Ağustos 1962'de yazdığı şiirinde ise işçi sınıfına duyduğu güven dile getirilir. “Türkiye işçi sınıfına selam” başlıklı şiiri ise

“Türkiye işçi sınıfına selam!

Selam yaratana!” diye başlar.

KİTAPTA NELER VAR?

Geniş hacimli kitap, 1908’e kadarki dönemle başlıyor. İlk örgütlenmeler ve eylemlerin yer aldığı 1908- 1918 dönemi ile devam ediyor.

1925-1945 dönemi “İşçi aristokrasisinin mutlu yılları” olarak niteleniyor.

“Soğuk Savaş dönemi” 1946-1961 yılları arasında irdeleniyor.

“Kapitalizmin altın çağında sendikacılık” 1961-1975 dönemine denk geliyor.

“Siyasal sendikacılık” 1975-1980 dönemine damgasını vuruyor.

1983-1991 dönemi, sermayeye karşı sınıf mücadelesinin altın yılları oluyor.

Yıldırım Koç, yukarıda belirttiğimiz her dönem için işçi sınıfının durumunu, ücretler ve çalışma koşullarını, işçi ve memur örgütlenmelerini, mücadele ve eylemleri, sendikaların siyasal faaliyetlerini ayrı ayrı ele alıyor.

AKP’YE SENDİKACI DESTEĞİ

Yıldırım Koç, AKP’nin kuruluş sürecinde, özellikle Türk-İş'e bağlı Tes-İş Sendikası ile Demiryol-İş Sendikası'ndan destek aldığına dikkat çekiyor. “Kuruluş hazırlıkları Tes-İş'in genel merkez binasındaki salonlarda yapıldı. Tes-İş ve Demiryol-İş misafirhanelerinden AKP kurucularının yararlanması sağlandı” diyor.

AKP’NİN İŞÇİ SINIFINA KARŞI TUTUMU

Bazılarının yere göğe sığdıramadığı, “ABD’ye kafa tutan parti” ilan ettikleri AKP’nin işçi sınıfına karşı tavrı nasıldı?

Türkiye 2018 yılından itibaren ağır bir ekonomik kriz yaşamaya başladı. Giderek derinleşerek yaşanan ekonomik krizin toplumsal ve siyasal alanlardaki etkileri 2019 yılında ortaya çıkmaya başladı. Büyüme oranları 2018 yılında yüzde 2,8'e ve 2019 yılında yüzde 0,9'a düştü. AKP yönetiminde Türkiye'de devletin, özel sektörün ve hane halklarının borçları arttı.

 “Bu dönemde ülke kaynakları üretken yatırımlara (fabrikalara ve tarıma) yöneltilmedi; gereksiz ve lüks binalara, yollara, köprülere, geçitlere yatırıldı.

“Devlette memur istihdamı artırıldı. Ekonomide tekelleşme yaşandı. Yabancıların ekonomideki etkisi artırıldı. Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığı arttı.

“Özelleştirmeler nedeniyle devletin ekonomiye müdahale araçları zayıflatıldı. 1980'li yıllardan beri süregelen ve son yıllarda olağanüstü düzeyde hızlandırılan özelleştirmeler, özellikle kırsal kesimde yoksullaşmaya ve mülksüzleşmeye yol açtı; Türkiye'nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlılığına neden oldu.”

Yıldırım Koç, Türkiye'de tekelci sermayenin AKP iktidarları döneminde perakende ticarete yaygın bir biçimde girmesiyle, esnaf-sanatkârın tasfiyesine neden olduğunu belirtiyor.

FETÖ’NÜN İŞÇİ VE MEMUR ÖRGÜTLENMESİ

Kitapta FETÖ’nün 15 Temmuz 2016 öncesinde, işçileri, memurları ve işverenleri nasıl örgütlediği de anlatılıyor. Fethullahçı işverenlerin örgütü, Tuskon'du. Tuskon'a bağlı federasyonlar, bu federasyonlara da bağlı yerel dernekler faaliyet gösteriyordu.

FETÖ’cü işçi sendikalarının üst örgütü Aksiyon-İş, kamu çalışanları sendikalarının üst örgütü Cihan-Sen'di.

YILDIRIM KOÇ KİMDİR?

Biraz da kitabın yazarından söz edelim.

Yıldırım Koç, üniversite yıllarında siyasi mücadeleye katıldı. 1983 Temmuz'unda Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından 1402 Sayılı Kanun'a dayanılarak ODTÜ'deki görevinden çıkarıldı. 1983-1984 yıllarında Ankara'da Mamak Askeri Tutukevi'nde tutuklu kaldı ve Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından Türk Ceza Kanunu'nun 141. maddesini ihlalden 6 yıl 8 ay hapse mahkûm edildi. Cezasını, 141. madde yürürlükten kalkmadan az önce, 1990-1991 yıllarında tamamladı.

1985-2008 döneminde 23 yıl Türk-İş'e bağlı Türkiye Yol-İş Sendikası Eğitim Dairesi Başkanlığı yaptı. Bu görevini sürdürürken 1993-2003 döneminde aynı zamanda Türk-İş Genel Başkan Danışmanlığı görevini üstlendi. 2003'te Türk-İş'teki görevinden istifa ederek ayrıldı.

1998'den beri aralıksız olarak 23 yıldır ODTÜ İktisat Bölümü'nde ek zamanlı öğretim görevlisi olarak işçi-işveren ilişkileri tarihi ve günümüzde işçi-işveren ilişkileri konularında ders veriyor.

Çalışma yaşamı konularında yayımlanmış 50'den fazla kitabı, 50 kadar kitapçığı ve birkaç bin makalesi bulunuyor.

Yıldırım Koç, “Türkiye işçi sınıfı tarihi yazma çabam 44 yıl önce başladı” diyor. 

23 yıl önce ODTÜ İktisat Bölümü'nde öğretim görevlisi olarak bu konularda ders vermeye başlamış, Koç. Aynı yıl Fethi Naci'nin yönettiği Gerçek Yayınevi, bu konuda bir kitap istiyor. “100 Soruda Türkiye'de İşçi Sınıfı ve Sendikacılık Hareketi” 1998 yılında yayımlanıyor.