“Çocuk Cinsel İstismarı Suçlularına Af” Yine Gündem Oldu.

“Çocuk Cinsel İstismarı Suçlularına Af” Yine Gündem Oldu.
Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Ayşe Uzunlu yaptığı yazılı açıklama da "Milyonlarca kızın, çocukluğunu çalmaya kimsenin hakkı yoktur. Türk Kadınlar Birliği “Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evliliklerin Önlenmesi Projesi” ile çalışmalarını sürdürmektedir. Mücadelemiz devam edecek." dedi.

Türk Kadınlar Birliği Kayseri Şube Başkanı Ayşe Uzunlu yaptığı yazılı açıklama da "Milyonlarca kızın, çocukluğunu çalmaya kimsenin hakkı yoktur. Türk Kadınlar Birliği “Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evliliklerin Önlenmesi Projesi” ile çalışmalarını sürdürmektedir. Mücadelemiz devam edecek." dedi.

Uzunlu açıklamasını söyle sürdürdü" 

İlk olarak 2016 yılında meclise getirilen, zaman zaman gündem yapılan ve tepkiler üzerine geriçekilen, “çocuk cinsel i stismarı suçlularına af” yine gündem oldu. Konu en son; 27 Mayıs 2021’de Kadına Yönelik Şiddetin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu ve Meclis Adalet Komisyonunda gündeme getirildi. Komisyona Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK) adına davet edilen Başkan S. Arslan; kadına yönelik şiddetin erkeklerin birbirine karşı şiddetinden farksız olduğunu ve 15 yaşındaki çocukların nikâhının “insan hakkı" olduğunu savundu. TBMM Adalet Komisyonunda iktidar partisi milletvekili Abdullah Güler; Cezaevlerinde TCK 103 çerçevesinde 2020 yılı rakamıyla 645 hükümlünün bulunduğunu, bunların şu anda yasal olarak evli olduğunu, bu durumdaki ailelerin korunması için ceza ertelemesi yapılması gerektiğini belirtti. Adalet Komisyonunda yer alan muhalefet partilerine mensup vekillerin itirazları üzerine konunun kanun
teklifine eklenmesinden vazgeçildi. UNICEF‘in 8 Mart 2021’de hazırladığı bir analize göre, önümüzdeki 10 yıl içinde çocuk yaşta evliliklerin sayısı 10 milyon daha artabilir. Bu durum, bu zararlı uygulamayı azaltma yönünde yıllardır kaydedilen ilerlemenin önünde bir tehdit oluşturuyor. Son 10 yılda, dünya genelinde çocuk yaşta evlilik yapan genç kadınların oranı yüzde 15 azalmıştı. Bu da 25 milyon evliliğin önlenmesi anlamına geliyordu. Ancak bu kazanım şu anda Covid-19 salgını nedeniyle tehdit altında. COVID-19 nedeni ile çocuk yaşta evliliklerin önlenmesinde kaydedilen ilerlemeye dair yapılan bir tehdit analizi salgın nedeniyle kapanan okulların kız çocuklarının daha çok eğitimden uzaklaşmasına, hizmet için kullanılmasına sebep olduğunu; kız çocuklarının arkadaşlarından ve destek sağlayan kuruluşlardan uzak kalmasının da erken yaşta evlilik tehdidini arttırdığını ortaya koymuştur. “Salgında bir yılı geride bırakırken, kız çocuklarının ve ailelerinin üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak için acil eylem planlarının yapılması
gerekiyor. Okullar yeniden açmalı, etkili yasalar ve politikalar uygulanmalı, cinsel sağlık ve üreme sağlığı da dahil sağlık hizmetlerine ve sosyal hizmetlere erişim sağlanmalı ve ailelere yönelik kapsamlı sosyal koruma tedbirleri sunmalıyız” diyerek konuya dikkat çekilmiştir. Dünyada bu konuya dikkat çekilirken ülkemizde de durum farklı değil. Pandeminin yarattığı olumsuz etkiler ile eğitimden uzaklaşan kız çocuk sayısının artmasının yanı sıra sorumsuzca dillendirilen erken yaşta evlilik talepleri ve çocuk istismarına giren cezalarda af çıkarılması için yapılan girişimler,
ülkemizde de gelecek için ciddi kaygı duymamızı sağladı. Kanunlarımıza göre 18 yaş altı çocuktur. Herkesin kendi çocuğu için kabul etmediği “erken yaş evlilik”, sorumsuzca konuşulacak ve çocuklarımız için karar çıkarılacak bir konu değildir. Yapılan bir araştırma Türkiye’de halkın % 92’sinin 18 yaşın altındaki evlilikleri onaylamadığını göstermiştir. (Havle Kadın Derneği, Erken Evlilikler araştırması 2020). Erken yaşta evlilik ve af çağrıları istismarcılara cesaret verdiği biline biline bu suçtan tutuklu olan kişileri kurtarmak adına yapılmaktadır. Bu tür davranışları kabul etmemiz
mümkün değildir. Bu konu siyaset de pazarlık konusu olamayacak kadar önemlidir. Erken yaşta çocuk evlilikleri tüm siyasilerin partiler üstü “çocuk hakları ihlali” olarak değerlendirilmesi gereken hayati bir konudur. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre 2019 yılında 17 bin 47 kız çocuğu evlendirildi. Okula gidemedi, meslek sahibi olamadı. Bir çoğu ömür boyu yoksulluğa mahkum edildi. Üretken bir birey olmaktan uzak, başkasına bağımlı oldu. Erken yaşta cinselliğin ve erken yaşta doğum yapmanın getireceği fiziksel ve psikolojik sağlık sorunları ile baş başa kaldı. Kendi hayatı için güçlenemeden sorumluluk aldı. Bu konuda dikkat edilmesi gereken çok önemli bir durum da erken yaşta evlendirilen kız çocuklarının evlendirildikleri erkekler ile aralarında ciddi yaş farkı olmasıdır. Şiddet gören kadın sayısı sadece rakam değildir. Hiçbir şiddet türü tolere edilemez. Ülkemizde tam eşiltliği sağlamak amacıyla toplumsal cinsiyet eşitsizliğini gidermek için çalışırken, istismarcılara yapılacak ceza aflarının ve erken yaşta evliliklerin de karşısında duracağımızı net bir şekilde ifade ediyoruz. Milyonlarca kızın, çocukluğunu çalmaya kimsenin hakkı yoktur. Türk Kadınlar Birliği “Çocuk Yaşta, Erken ve Zorla Evliliklerin Önlenmesi Projesi” ile çalışmalarını sürdürmektedir. Mücadelemiz devam edecek." ifadelerine yer verdi