Dünya gıda savaşlarına sürükleniyor

Tarım ve gıda 21. yüzyılın bir numaralı sorunu olacak.

İklim krizine Covid-19 salgını da eklenince bütün dünyada tarım üretimi geriledi.

Küresel ölçekte gıda fiyatları fırladı.

Üstelik bu sektörde yaşananlar yediden yetmişe her insanı doğrudan ilgilendiriyor.

Peki neler olabilir?

Dünyanın önemli bir bölümü açlığa mahkum olabilir.

ABD ve Avrupa’yı şimdiden korku sardı.

İlk kez bu denli ciddi tehditle karşı karşıyalar.

Tarım kuruluşları tarımsal araştırmalara kaynak aktararak yeni buluşlara yöneldiler.(1)

Birçok ülke tarım ürünleri dış satımını kısıtlayan tedbirlere yöneldi.

Tarım sistemlerini yeni baştan gözden geçirmeye başladılar.

Doğal olarak ülkeler öncelikle kendi halkını doyurmaya öncelik verecekler.

Bu nedenle paranız olsa da gıdaya ulaşamayabilirsiniz.

LÂF DEĞİL İŞ ÜRETELİM

Ekonomik krizler ve fiyat artışları kitlesel patlamalara yol açacak.

Emperyalist saldırılar bu toplumsal patlamalar üzerine kurgulanacak.

Yoksul ve zayıf ülkeler  emperyalist sömürü ve  talana daha  çok sahne olacaklar.

İç çatışmalar körüklenecek.

Kazakistan örneğinde olduğu gibi terör saldırıları başlatılacak.

Daha somut konuşalım:

AKP iktidarı tehlikenin farkında değil.

Tarımla ilgili en küçük bir adım dahi atılmıyor.

Tersine madenler, limanlar ve demiryolları yerli ve yabancı şirketlere peşkeş çekiliyor.

İç piyasamız dolar ve euronun egemenliğine terkediliyor.

Market düzenlemeleriyle yetiniliyor.

Bataklık dururken sivrisineklerle uğraşılıyor.

Oysa; Türkiye’nin en büyük üstünlüğü tarım ülkesi ve birçok temel ürünün de anavatanı olmamızdır..

Sadece bu avantajımızı bile değerlendirdiğimizde Türkiye parmakla gösterilir.

Artık konuşma değil, harekete geçme zamanı.

ÇÖZÜM

Tarım ve gıda sektörü yerli ve yabancı şirketlere havale edilemez.

Serbest piyasa sistemi, tarımın sigortası olan küçük çiftçiyi tümden tasfiye eder.

Ülkeyi tehlikeli yollara sürükler.

Türkiye’nin yapması gereken biricik çözüm şudur:

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın öncülüğünde, tıpkı savaşta olduğu gibi seferberlik başlatılacak.

Tarımı ayağa kaldıracak olan stratejik işletme ve kuruluşlar yeniden kamulaştırılacak.

Kooperatifleşme devlet politikası haline getirilecek.

Yaygın bir kooperatifleşme hareketiyle küçük çiftçinin önü açılacak.

Küçük üreticiye yönelik teşvik ve tedbirler arttırılacak.

Ucuz girdi sağlanacak.

Ürün fiyatları ekimden önce belirlenecek ve satın alma garantisi verilecek.

Üretimde planlama mutlaka olacak.

Çiftçimizin yeterince ürettiği ürünlerin dışalımı yasaklanacak.

İşlenmeyen bir karış tarım arazisi bırakılmayacak.

Gerçekleştirilecek tarım devrimiyle ülkemizin gıda güvenliği garanti altına alınacak.

Dipnot

  1. Tarım ve Gıdada ilk sıralarda yer alan Çin, Brezilya ve Hindistan bu başarıyı, tarımsal araştırmalara yeterli kaynak aktarmalarına borçludurlar.

Yazarın Diğer Yazıları