Ege'de bir dağ köyü: Kızıloba

Köyün Kısaca Sosyal Konumu

Kızıloba köyünün önce sosyal yapısına kısaca bir göz atalım.

İzmir’in Bayındır ilçesine bağlı Kızıloba bir yörük köyüdür. 350 hanedir. Bunun 50 hane kadarı  çoğunluk şehirde oturur. Köye işlerini görmek için gelirler ve kendi evlerinde otururlar. Ayrıca nişan, düğün ve cenazelerde de köylerine gelirler.

Üniversitelerde okuma oranı düşüktür. Yirmi haneden ancak bir kişi üniversiteye gidebilmektedir.

Köylü yakacağı odun ihtiyacını ormanlık alanlardan kolayca temin etmektedir. İhtiyaç fazlasını ise ilçeye götürüp satmaktadır.

Köylü Nüfusu Yaşlanıyor

Köy nüfusu hızla yaşlanmaktadır. Ailelerin çocuk sahibi olma oranı ortalama üçü geçmez. Üretim yapamayacak  konuma gelenler  ise çareyi bağ, bahçe ve zeytinliklerini satmakta bulmaktadır. Mevcut üretimi sürdürenlerin yaş ortalaması 45’tir. !0 yıl içinde üretimi sürdürecek nfus tümüyle yaşlanmış olacaktır.

Örnek Bir Köy

Kızıloba köylüleri geleneklerine bağlıdır. Dayanışma, yardımlaşma ve dostluğa önem verirler. Örneğin; orman yangınlarında çoluğuyla çocuğuyla, yediden yetmişe bütün köylü seferber olur. Böylece civar köylere de örnek teşkil ederler.

Toplu Ulaşım Aracı Şart

Köyden çevre kasaba ve illere göç yok denecek kadar azdır. Olsa da iki elin on parmağını geçmez. Köyün yolu asfalt olup, İzmir’e uzaklığı 95 kilometredir. Bağlı olduğu Bayındır’a ise 10 km. dir. Köye çalışan ne bir özel dolmuş ne de bir belediye otobüsü vardır. Oysa; en yakınındaki bir köye hergün belediye otobüsü tahsis edilmiştir.

Zorunlu İhtiyaçlar İçin Ziraat Yapılıyordu

Köylü XX. Yüzyılın başlarında sadece zorunlu ihtiyaçları için ziraat yapıyordu. Sebze ve meyvenin dışında tarımsal üretim yok denecek kadar azdı. Darı, yulaf, çavdar, arpa ve buğdayı ihtiyacı kadar üretiyordu. Temel geçim kaynaklarından zeytin dahil, ceviz, kestane, kiraz ve incir bu durumdaydı. Günümüzde önemli hale gelen bu ürünler, getirisi olan ürünler statüsünde değildi.

Üretim Cumhuriyetle İstikrar Kazandı

Tarımsal üretim Cumhuriyetle birlikte ayağa kalktı. 1949 yılında kurulan TARİŞ’le birlikte istikrarlı üretime geçildi. Bu yıldan sonra zeytin ve zeytinyağı ile ilgili üretimin arttırılmasına ve hastalıklarla mücadeleye yönelmiştir. Modern üretim araçlarının kullanılması yaygınlaşmış ve verimlilik giderek artmıştır. Köylü ihtiyacından daha fazlasını ürettiği gibi, ürettiğinden de en yüksek geliri elde etmeyi hedefine koymuştur.

Köyün En Zenginleri

Köyün en zengin ailesi üç beş haneyi geçmez. En fazla tarla, bahçe ve zeytinlikler bu kesimin elindedir. Gerekli bütün tarım araçlarına sahiptirler. Tarla, bağ ve bahçe işlerinde sürekli işçi çalıştırırlar. Aynı zamanda ticaretle de uğraşırlar. Üzüm, kiraz ve zeytin işlerinde ise yevmiye ile gündelikçi çalıştırırlar.

Zengin Köylüler

Bunlardan sonra gelen 20 hane ise hem kendi işinde çalışır hem de işçi çalıştırırlar. Zengin köylü konumundadırlar. Bu kesim de ihtiyaçları olan tarım aletlerine sahiptirler.

Yoksul Köylüler

Bir yirmi hane daha vardır ki, en altta yer alırlar. Yoksul köylülerdir. Bağ, bahçe ve zeytinlikleri varsa da yeterli değildir. Çok sık olmasa da arada bir yevmiyeye giderler.

Orta Köylüler

En alttaki yirmi hane ile en üstteki yirmi hane arasında kalanlar ise orta köylülerden oluşur. Bunlar 250 hane civarındadır. Köy nüfusunun ezici çoğunluğunu oluştururlar. Tam olmasa da yeterli üretim araçlarına sahiptirler. Kendi işlerini kendileri görürler. Sıkışırlarsa gündelikçi çalıştırırlar. Ya da işlerini birbirleriyle ortaklaşarak yaparlar. Yıllık gelirleri ortalama 150-200 bin, giderleri ise 80 bin lira arasında değişir. Çoğunluğu özel ve devlet bankalarından kredi kullanır.

Yazarın Diğer Yazıları