Hak verilmez alınır!

TÜRK-İŞ Konfederasyonu’nun yetkili olduğu Kamu kurum ve kuruluşlarındaki 700 binden fazla işçiyi ilgilendiren 2021-2022 Yıllarını kapsayan Kamu Toplu İş Sözleşme görüşmeleri sonuçlandı.

Öte yandan MEMUR-SEN Konfederasyonu’nun yetkili olduğu yaklaşık 4 milyon kamu emekçisi ile 2 milyon emekliyi ilgilendiren 2022-2023 yıllarını kapsayan Toplu Sözleşme görüşmeleri de sonuçlandı.

TÜRK-İŞ Konfederasyonu görüşmelere HAK-İŞ’in de desteğini alarak başladı.

Görüşmelerde TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in en düşük brüt ücretin 4 bin 800 liraya yükseltilmesi, 2021-2022 döneminde ilk 6 ay yüzde 20, diğer 6 aylar için enflasyon artı yüzde 3 refah payı talebine karşın, hükümet brüt ücreti 3577-3750 lira arası olanlara 100 lira, brüt ücreti 3750-4000 lira arası olanlara 60 lira seyyanen zam ile yılın ilk 6 ayı için yüzde 9, ikinci 6 ay için yüzde 5 artı enflasyon farkı teklif etmişti.

İmzalanmış anlaşmaya göre;

Kamu işçilerine ilk 6 ay için yüzde 12, ikinci altı ay için yüzde 5 artı enflasyon farkı verilecek.

Kamudaki işçilerin taban ücreti 4 bin 100 liraya yükseltilecek.

Taşerondan kadroya geçen yaklaşık 315 bin işçiye 500 TL seyyanen zam yapılacak.

Son dönemdeki orman yangınlarında hatırlanan orman işçileri kadroya alınacak.

TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in ortak talepleri göz önüne alındığında hükümetin kabul edebileceği ölçülerde belirlendiği görülecektir.

İmzalanan sözleşme kamu işçilerinin asgari beklentilerini karşılamaktan uzak olsa da taban ücretin 4.100 liraya çıkarılması, taşerondan kadroya geçen işçilere 500 TL seyyanen zam yapılması, orman işçilerinin kadroya alınacak olması mevcut koşullarda nispeten sendikacılık başarısı olarak görülebilir.

Çarşı pazardaki gerçek enflasyonun en düşük % 40-50 aralığında olduğu, elektrik ve doğalgaza yüksek oranlarda yapılan zamlar göz önüne alındığında kimilerinin iddiasının tersine ortada başarılı bir anlaşmadan söz edilemez.

MEMUR-SEN Konfederasyonu’nun yetkili olduğu 4 milyon kamu emekçisi ile 2 milyon emekliyi ilgilendiren 2022-2023 yıllarını kapsayan toplu sözleşme görüşmeleri ise tam bir bozgunla sonuçlandı.

MEMUR-SEN ve TÜRKİYE KAMU-SEN konfederasyonları önceki yıllara nazaran nispeten yüksek taleplerle masaya oturdular.

2022 yılı için %21, 2023 yılı için %17 zam talebi

%6 refah payı

3600 ek gösterge talebinin tüm çalışanları kapsaması şeklindeki taleplerinin yanından bile geçilemedi.

2022 yılında %5+7

2023 yılında %8+6

Toplu sözleşme ikramiyesinin 135 liradan 400 liraya yükseltilmesi

Yıllardır bekletilerek yılan hikayesine dönüştürülen 3600 ek gösterge talebinin ise meclise havale edilmesi imza altına alındı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin basın toplantısında durumu kısaca özetledi.

“pandemi”, “ekonomik veriler”, “seller ve yangınlar” nedeniyle yaşanan krizin faturasını emekçiler ödeyecekti.

MEMUR-SEN Konfederasyonu başkanı Ali Yalçın ise Levent Kırca’nın parodisinde olduğu gibi masanın altına saklanmadığı kaldı.

"Hak verilmez alınır " sendikacılığın temel ilkesidir. Hak alabilmek için zorlayıcı güç ve iradeye sahip olmanız gerekir.

MEMUR-SEN ve TÜRKİYE KAMU-SEN ne yazık ki maç başlamadan mağlup olmaya mahkum durumda masaya oturmuşlardı.

MEMUR-SEN'in diğer konfederasyonlara birlikte hareket etme çağrısı,  taleplerin kabul edilmemesi durumunda hangi adımların atılacağı konusunda mutabakata varılması halinde anlam kazanabilirdi.

MEMUR-SEN'in çağrısı uyuşmazlık durumunda hükümete eylemli yanıt verme iradesinden yoksun olduğundan,  TÜRKİYE KAMU-SEN dışında diğer konfederasyonlardan olumlu yanıt bulamamıştır.

KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKALARI BU DURUMA NASIL GETİRİLDİ?

AKP iktidarı öncesinde MEMUR-SEN 40 bin üyesi olan bir konfederasyon idi.

Bu yıllarda kamu emekçileri sendikaları Türkiye genelinde kitlesel eylem ve etkinlikler gerçekleştirme gücüne sahipti.

Günümüzde ise kamu emekçileri etkili ve büyük eylemler bir yana basın açıklaması dahi yapamaz hale düşürülmüştür ne yazık ki.

19 yıllık AKP iktidarı döneminde AKP yandaşı bürokrat ve yöneticilerin zorlaması ile MEMUR-SEN'in bir milyonu aşkın üye yazması ve yetkili sendika olması sağlandı.

Bu tablonun oluşmasında AKP iktidarının liyakatsızlık temelinde tüm kurumlarda kadrolaşması da etkili oldu.

Muhalif sendikaların etkisiz ve yetkisiz hale getirildiğini gören kamu emekçilerinin ise ücret artışı ve diğer hakları bir yana, rasyonel hareket etmeyi tercih ederek, yer değişikliği, yükselme, kadro değişikliği vb. nedenlerle MEMUR-SEN'e yöneldiği bir gerçektir.

Kamunun liyakat temelinde yeniden yapılanması, mafyalaşmış tarikat ağından arındırılması artık bir zorunluluktur.

İktidarın büyüttüğü sendika İktidarın kılıcını sallar.

İktidarla gelen sendika iktidarla birlikte gider. Kamu emekçileri yandaş sendikacılığı sorgulayacaktır.

Yazarın Diğer Yazıları