İklim ırkçılığı Kıyamet Sigortası ve Sığınak Modası

Bu kavramlara bir de Karbon Komünizmini eklersem, artık yazımı okumaktan, her halde vazgeçersiniz.

Kapitalizmin yarattığı dünya, gittikçe ısınan bir dünya olduğundan, ısınan yörelerden, Dünyanın kuzeyine doğru bir mülteci akını var.

Gelen bu mültecilerden ve yerli halktan ayrı yaşama, zengin zümrenin apartheid oluyor. Afrika Hollandacasında, apartheid, “ayrı olmak” ayrı yaşamak yani ırkçılık oluyor.

Zengin ülkelerin zenginleri, kendilerini, gelen mülteciden korumak için, önce ülkelerinin sınırlarına duvarlar örüyorlar. Şimdi tüm kapitalist ülkeler sınırlarına duvar örüyor. Berlin Duvarını ne kadar çok konuşmuşlardı.

Zengin ülkenin zenginleri, kendi ülkelerindeki kendi halkından, kendilerini korunmak için de yüksek duvarlarla kapalı, özel sitelerde oturuyorlar. Kapının önünde deposu dolu helikopter bekletiyorlar. Özel okulları, özel jetleri, özel hastaneleri var.

Süper zenginler, ekolojik bir çöküşe ya da toplumsal bir kalkışma karşında, Blackwater gibi özel güvenlik birimleri tarafından korunuyorlar. Özel güvenlikçileri ayrı, genel güvenlikçileri ayrı oluyor.

“Kıyamet Hazırlanmacılığı” diyebileceğimiz bir hazırlık içinde bulunuyorlar. Oturdukları yöreye bir felaket geliyorsa, önceden haber aldıkları için, mülklerini korumak üzere, tuttukları genel güvenlik birimleri tarafından, mülklerini ve canlarını korumaya alıyorlar.

Salgın bir hastalığa ve bir kalkışmaya karşı da süper lüks, yer altı sığınakları satın alıyorlar. Sığınak Modası buradan çıkıyor.

Ülke zengini ne kadar çok kıyamet tellallığı yaparsa, o kadar çok ırkçılık yapmış oluyor. Irkçılık ve ırkçı milliyetçilik, zenginleri korumaya alan, temel zırh niteliğini taşıyor.

Halklarda sanıyor ki, milliyetçilik halkları korumak için icat edilmiş ideolojik zırhtır.

Karbon Komünizmine gelince, gelişmiş ülkeler enerji kullanırken kapitalist, kullanılan enerjiden çıkan karbonun bedelini öderken eşitlik, yani komünizm istiyorlar.

Söz gelimi, Somali’deki bir kişi ile Amerika’da bir kişinin karbon kirlenmesinin, temizlenmesi için aynı bedeli ödesin. Harcarken kapitalist, öderken komünist, yani karbon komünizmi…

Modern barbarlık nasıl tanımlanmalı derseniz, anlatmaya çalıştığım bu sınıfsallaşmanın ortaya koyacağı hayatı yaşamaktır.

Bu sınıfsallaşmanın giderek derinleşmesine karşı, bu gidişatın duracağına dair bir umudun konulamaması, servet sınıfının barbarlığına, mahkûm yaşamayı zorluyor.

Modern Barbarlığın nerede duracağı sorusu, insanlığın temel sorunudur. Var olup olmama sorunudur. bulentesinoglu@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları