İsrail’in Casus Yazılımını Türkiye’de Kimler Kullanıyor? Casus Yazılımlar Seçim Sonuçlarını Değiştirebilir Mi?

Sedat Peker 28 Haziran’da Twitter’dan paylaştığı mesajında şöyle yazıyordu:

“Süslü sülünün gizli kasalarından biri olan Cihan Ekşi, İsrail’lilerden 3 milyon dolara aldığın sosyal platformların çözümlemelerini yapan cihazı, Türk devletine 50 milyon dolara nasıl sattığın da ortaya çıkacak.”

30 Haziran 2017 tarihli Klass Magazin dergisine “ne iş yaptığını” anlatan Ekşioğlu, MİT’e yazılım sattıklarını söyledi. Ekşioğlu bu yazılımla “istenilen kişilerin Twitter ve Whatsapp görüşmelerine ulaşabildiklerini” söylüyordu. Ekşioğlu, “Bunun dışında sosyal medya çözümleme ve takip işleri var bizde. Biz takip etmiyoruz bunları çözümleyen sistemleri istihbarat servislerine satıyoruz. Bu da örneğin Twitter’daki hareketliliği takip edebiliyorsunuz, hangi noktadan çıktığını, çağrıların nereden geldiğini kimin kiminle neler yaptığını çözümleyebiliyoruz.”

MİT’ten bu konuda bir açıklama yapılmadı.

CUMHURBAŞKANI VE BAKANLAR İZLENDİ

19 Temmuz’da uluslararası medyaya düşen bir haber, casus yazılımın İsrail menşeli NSO şirketinin Pegasus olduğunu ortaya çıkardı. 16 medya kuruluşu tarafından yürütülen araştırma, NSO'nun korsan yazılımı Pegasus'un “yaygın ve sürekli kötüye kullanıldığını gösteriyor.”

NSO müşterileri olduğu ifade edilen şimdilik 10 devlet tespit edildi. Bunlar; Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Meksika, Fas, Ruanda, Suudi Arabistan, Macaristan, Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE).

Araştırmayı yürüten medya şirketleri, önümüzdeki günlerde listede yer alan kişilerin kimliklerini açıklayacağını duyurdu. Liste, yüzlerce şirket yöneticisi, din adamı, akademisyen, STK çalışanı, sendika yetkilileri ile bakanlar, cumhurbaşkanları ve başbakanlar dahil hükümet yetkililerini içeriyor.

TÜRKİYE’DEN 500 KİŞİ LİSTEDE

Araştırmaya göre NSO'nun en fazla veri talep eden ülke Meksika. Bu ülkede çok sayıda resmi kurumun 15 binden fazla numaraya ulaştığı belirtiliyor. Bu rakam Fas'ta ve Birleşik Arap Emirliklerinde 10 bin.

Ruanda, Fas, Hindistan ve Macaristan, Pegasus'u listede adı geçen kişilerin telefonlarını hacklemek için kullandıklarını yalanladı. Azerbaycan, Bahreyn, Kazakistan, Suudi Arabistan, Meksika, BAE ve Dubai hükümetleri ise yorum yapmadı.

Dünya genelinde dört kıtadan en az 45 ülkeden NSO'ya telefon numarası takibi talep edildi. Bu sistemle Türkiye’den yaklaşık 500 civarında telefonun izlendiği belirtiliyor.

TRUMP SEÇİME MÜDAHALEYİ KABUL ETTİ

İngiliz veri analiz şirketi Cabridge Analytica, 2016 ABD Başkanlık seçimlerinde Trump’a verdiği danışmanlık hizmeti ve İngiltere’deki Brexit referandumunda yürüttüğü kampanya ile gündeme gelmişti. Sonradan Facebook’ta 50 milyon kullanıcının profil verilerini usulsüz kullanmakla suçlandı.

ABD Başkanlık seçimlerine Rusya müdahalesi de uzun süre araştırıldı. Sonunda Trump, seçimlere müdahale edildiğini kabul etti.

2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2019 yerel seçimlerinde AKP de Cambridge Analytica ile görüştü. Hatta bu konu TBMM’de soru önergesi verildi.

SANDIKLARA MÜDAHALE MÜMKÜN MÜ?

Peki bu şirketler nasıl çalışıyor?

Casus yazımlarla seçimlere müdahale mümkün mü?

Bu tür yazılımları üreten şirketler, big data dedikleri milyarlarca veriyi sadece propaganda amacıyla kullandıklarını iddia ediyorlar.

Oysa İngiliz televizyon kanalı Channel 4 News’in gizli kameraya alınmış bir haberinde, yaptıklarının hiç de öyle olmadığı ortaya çıktı. Kanalın muhabiri, Sri Lanka seçimlerini etkilemek isteyen bir müşteri kılığında Cambridge Analytica yöneticisi Alexander Nix ile buluştu. Habere göre görüşmede Nix, siyasetçilerin itibarını sarsmak için çekici kadınları kullandıklarını ya da bir siyasetçiye rüşvet için zengin müteahhit kılığında kişiler gönderdiklerini anlattı. Tabii bunların kayıtları da tutuldu.

Ergenekon ve Balyoz kumpaslarına, 2010’da Deniz Baykal’a ve 2011’de MHP milletvekillerine kurulan kaset kumpaslarına ne kadar benziyor, değil mi?

Kanada merkezli Citizen Lab çalışma gurubu, Microsoft’un hacklenmesini sağlayacak bir siber casus yazılımının İsrailli bir grup tarafından üretilip satıldığını açıkladı.

Bu yazılımın aralarında Türkiye’nin de bulunduğu birçok ülkede hükümetler tarafından siyasetçilerin, muhaliflerin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve insan hakları aktivistlerinin izlenmesi amacıyla kullanıldığı belirtildi.

İsrail yazılımı; telefon, tablet ya da bilgisayarlardaki sosyal medya hesapları ile Whatsapp, Telegram gibi birçok uygulamaya erişerek bilgi elde edebiliyor. Aslında cebinizdeki telefonu ele geçiriyor.

Casus yazılımı internetteki arama geçmişini, şifreleri görebiliyor ve cihazın kamera ve mikrofonunu çalıştırabiliyor, hedefteki kurban adına mesaj gönderebiliyor.

Kamera ve mikrofonlarını kullanarak görüntü kaydedebiliyor ve ortam dinlemesi yapabiliyor.

Elbette yazılımın kaynak kodlarını elinde bulunduran İsrail de bu bilgilere sahip oluyor.

BİLGİLER İSRAİL’İN ELİNDE Mİ?

Ortaya saçılan bilgiler doğruysa, hükümetin kullandığı casus yazılımla kimler izlendi?

Hedef kişilerle ilgili hangi bilgiler elde edildi?

Elde edilen bu bilgiler hangi amaçla kullanıldı?

Veriler arasında devletin ulusal güvenliğini ilgilendirenler var mıydı?

Devletin güvenlik kurumları dışında kimler casus yazılım kullanıyor?

Devletin milli güvenliğine ait çok gizli bilgiler yazılımın kaynak kodlarına sahip İsrail’in eline geçmiş olabilir mi?

Araştırma derinleştikçe, bu soruların birer birer cevap bulacağı açık. İşte o zaman sızıntının boyutları daha net anlaşılacak.

Yazarın Diğer Yazıları