Milli Mücadele meşalesinin yandığı gün: 19 Mayıs 1919

Milli Mücadele meşalesinin yandığı gün: 19 Mayıs 1919
16 Mayıs 1919 günü İstanbul’dan kalkan Bandırma Vapuru, 19 Mayıs günü Samsun’a ulaştı. Mustafa Kemal’in kurtuluşa doğru attığı bu ilk adım, ülkeyi “tam bağımsızlığa”, Türk milletini “Cumhuriyet”e kavuşturdu. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyor, bize bu toprakları vatan yapan Atatürk’ü anıyor ve arıyoruz...

Yıl 1918… Dünyayı kasıp kavuran Birinci Dünya Savaşı bitmiş, 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması hemen ertesi gün yürürlüğe girmiştir. İttihat ve Terakki'nin ileri gelenleri Enver, Talat ve Cemal paşalar, Dr. Nazım, Bahaettin Şakir bir Alman gemisine binerek 1 Kasım günü İstanbul'dan ayrılmıştır. Padişah Vahdettin 5 Kasım'da orduyu terhis eden kararnameyi imzalamış, 10 Kasım 1918'den itibaren ülke parça parça işgal edilmeye başlanmıştır. İstanbul Dolmabahçe Sarayı önlerine demir atan 22 İngiliz, 12 Fransız, 17 İtalyan ve 4 Yunan gemisinden oluşan birleşik donanmadan çıkan askerler adım adım işgale girişmiştir. Türk ordusu ve Meclis-i Mebusan 21 Aralık 1918 günü tatil edilmiştir.

GELDİKLERİ GİBİ GİDERLER

Memlekette vaziyet böyleyken, Mustafa Kemal, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı'nın kaldırılması nedeniyle 11 Kasım'da İstanbul'a gitmek üzere Adana'dan trene bindi. Haydarpaşa Tren Garı'na inip karşıya geçmek için kendini bekleyen Kartal feribotuna bindi. Boğaz'da Dolmabahçe Sarayı'nın önünde demirlemiş işgal kuvvetleri donanmasının gemilerini gördü, Yaveri Cevat Abbas'a dönüp “Geldikleri gibi giderler” dedi. Şişli'deki evinde kurtuluş toplantıları yapılırken yol haritası da çizildi: Ya istiklal ya ölüm! Gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası belirlenmişti. Arkadaşlarına “Ben gidiyorum…” dedi.

ADIM ADIM CUMHURİYET

Mustafa Kemal ve arkadaşlarını taşıyan Bandırma Vapuru 16 Mayıs 1919 günü Galata rıhtımından demir aldı. 19 Mayıs'ta Samsun'a vardığında, Mustafa Kemal'in karaya attığı o ilk adım, istiklal mücadelesinin başlangıcı oldu. Mustafa Kemal, Anadolu'ya çıkar çıkmaz bir taraftan işgale karşı Kuvayı Milliye hareketini derleyip toparlayıp askeri bir direniş gerçekleştirdi.

HAVZA’YA GEÇİŞ

Atatürk Samsun’da 6 gün kalır, 25 Mayıs’ta Havza’ya geçer. İngilizleri şüphelendirmemek için Atatürk, böbrek sancılarının artttığını ve Havza’nın kaplıcalarının kendisine iyi geleceğini belirterek kentten ayrılır.

Atatürk ve arkadaşları, eski bir araçla Havza’ya doğru yola çıkar. Yollar bozuktur ve araç birkaç kez arızalanır. Araçtan inen Atatürk ve arkadaşları, doğanın güzelliğine kendilerini kaptırarak bir süre “Dağ başını duman almış, gümüş dere durmaz akar, güneş ufuktan şimdi doğar, yürüyelim arkadaşlar” marşını söyleyerek yol alır.

Mustafa Kemal, Havza’da Mesudiye Oteli’nde, beraberindekiler ise Ali Osman Ağa’nın konağında ağırlanır.

Atatürk, Havza’da Milli Mücadele’yi örgütlemek için uygun ortamı bulur. İlk Müdafa-i Hukuk Cemiyeti, Havza’da kurulur. Teşkilat, ilk toplantısını “Taş Mektep” yani şimdiki Merkez İlköğretim Okulunda yapar. İlk miting Havza’da yapılır. Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla gerçekleştirilen mitingde, İzmir’in işgali protesto edilir. İlk genelge yine Havza’da yayımlanır, 28 Mayıs’ta yayımlanan Havza Genelgesi, tüm valilikler, kolordu komutanlıkları ve bağımsız mutasarrıflıklara gönderilir.

Havza Genelgesi, Atatürk’ün Samsun’a çıktıktan sonra ilk resmi tepkisi olması dolayısıyla tarihte büyük öneme sahiptir. Atatürk, bu genelgeyle halkın işgallere tepki göstererek milli bilincin uyandırılmasını amaçlamıştır. Bir sonraki durağı Amasya olacak Mustafa Kemal, 18 gün boyunca Havza’da Milli Mücadele için önemli adımlar atar.

Havza’daki hareketlilikten haberdar olan İngilizlerin yaptığı baskı ile Atatürk, Dokuzuncu Ordu Müfettişliği görevinden alınır. İlk adımları teker teker atarak yoluna devam eden Atatürk, Havzalılara sivil olarak veda eder.

Atatürk, 24 Eylül 1924’te Havza’ya ikinci gelişinde, Havzalılara şöyle seslenecektir:

“Sizinle en elemli, en yeisli günlerde tanıştım. Aranızda günlerce kaldım. Bana mazinin hatırasını tekrarlatan şu daire içinde kıymetkar mesai ve muavenetinizden pek müstefit oldum. Eğer Havzalıların o samimi ve metin hüsnükabulleri olmasa ve eğer Havza’nın nafi şifalı kaplıcaları ahval-i sıhhiyem üzerinde müspet bir tesir bırakmasaydı, emin olunuz ki, inkılap için çalışamayacaktım. Bundan dolayıdır ki Havza ve Havzalılara çok şey borçluyum. Kalbi rabıtam ebediyen saklayacak ve sizi hiç unutmayacağım. İlk cüreti, ilk cesareti gösteren sizlersiniz. İnkılap ve Cumhuriyet tarihinde kahraman Havza’nın ve Havzalıların büyük bir yeri vardır.”

Atatürk, Ankara'da 23 Nisan 1920'de TBMM'yi açtı, ülkeyi işgalden kurtarıp adım adım Cumhuriyet'e yürüdü. Halkına onurlu bir miras bıraktı.

Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatışı, Cumhuriyet’in ilanından sonra 1938 tarihine kadar ”Gazi Günü” adıyla Samsun’da yerel olarak kutlanır.

Daha sonra ise Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak üzere 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak basması, 20 Haziran 1938’de çıkarılan bir kanunla milli bayram olarak kabul edilir.