Paranoyak siyasetçiler

Narsiste ve paranoyak sözcükleri tıp dünyasının sözcükleri olmasına karşı, günlük hayatta çok sık kullanılır.

Eskiden, entelektüel hayatımız, şimdiki kadar gelişkin olmadığından, hepsine biz, deli der geçerdik.

Oysa toplum, değerlerini yitirip, parçalandığı, bir nevi cinnet geçirdiği dönemlerde, narsiste ve paranoya sözcükleri önemli oluyor.

Finans kapital, ekonomik sisteminin, uygulandığı, tüm dünyada, durum aynıdır. Çünkü finans kapitali yönetecek kişilerin, çok vahşi ve saldırgan olması gerekir.

Şimdilerde, narsisizm ve neo-liberalizm, toplumun benliğini belirliyor. Toplumun Ben’ini belirliyor.

Narsist kişilik, rekabetçi, hızlı, eşitliğe inanmayan, tüketimden yana, manipülasyon yapan, güç ve parayı kontrol eden kişiliktir.

Toplum, liberalizm ve narsisizm ilişkilerinden ibaret olunca, siyasi liderlerin de buna uygun kişiler olması gerekiyor. Nasıl ki, firmanın CEO ‘su insan sevgisinden uzak, insana karşı vahşi kişilerden oluşuyorsa, böyle bir toplumun parti liderleri de paranoyak oluyor.

Şimdi diyeceksiniz ki, narsist kişilikle paranoyak kişilik arasında ne fark var. Narsist, kişiler arası bir varlık olurken, paranoyak kişilik ise, ütopik-politik oluyor.

Narsistler, şirketlerin ve paranın başında olurken, paranoyaklar partilerin başında oluyor.

İster inanın ister inanmayın, liberalizm, narsisizm olmadan olamıyor.

Paranoyak lider, her şeyin silahla çözülebileceğini sanır. Saldırıyla özdeşleşir. Aslında içinde barındırdığı kendi şiddetini yansıtır.

Paranoyak siyasetçi, kendisini arınmış kişi olarak görür.

Paranoyağın en önemli özelliği ve karakteri; kendi inancında dayatmasıdır. Kendi inancının en doğru inanç olduğunu, etrafındakilerin de bu inanca mutlaka inanmasını ister.

Dolayısıyla paranoyak siyasetçi biriciktir. Mükemmeldir. Ütopik-politik amaçları formüle eder. Geleceği idealize eder.

Dikkate alınması gereken, yalnızca kendisidir.

Saldırganla özdeşleşmeyi biraz açsak iyi olacak.

Özdeşleşme, paranoyak kişinin, kendini yeniden yapılandırmasını, kendisine yeniden güvenmesini sağlar. Bu özdeşleşme; kendine zulmedenlere bedenini ve ruhunu teslim etmesidir.

Bizde celladına âşık olma diye halk diline geçmiş ruh hali. Paranoyak politika; kendine göre, mundarları ve hainleri dışlama işidir. İkili ilişkileri, ötekileri etkileme, büyüleme imkanını verir.

Peki de toplum paranoyak siyasetçilerin, dediklerine neden kolay inanır?

Değerlerini yitirmiş, kaotik toplumlarda, herkesin kasırga içinde debelendiği durumlarda, mundarları ve hainleri, dışlama ortamı ortaya çıktığından, kanmak kolaylaşır.

Paranoyak, bu kaotik ortamda; ütopik-politik çözümler üreterek yol alır.

Sedat Peker, siyasetçilerin bazılarına, sizi deli edeceğim, sonra da doktorunuz olacağım diyor ya, yakalamış paranoyakları hırpalayıp duruyor.

bulentesinoglu@gmail.com

Yazarın Diğer Yazıları