ÖTV marjı bitti... Bundan sonra gelecek zamlar pompaya yansıyacak

ÖTV marjı bitti... Bundan sonra gelecek zamlar pompaya yansıyacak
Akaryakıt fiyatında kur ve petrol artışını karşılayacak marj kalmadı. Önümüzdeki dönemde kur ve petrol fiyatındaki artış devam ederse, her artış pompa fiyatına yansıyacak. Burada, LPG ve motorinde ÖTV sıfıra kadar inerken, benzinde halen küçük bir marj bulunuyor.

Dünya Gazetesinden Hüseyin Gökçe'nin haberine göre, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sistemi kapsamında, artan maliyetlerin tüketicilere yansımaması için, kur ve petrol fiyat artışları ÖTV’den karşılanıyor. Ancak gerek kur, gerekse petrol fiyatındaki aşırı artış, vergi oranlarında indirime yönelik marj kalmadı Yani akaryakıt ürünlerinden alınan ÖTV sıfır noktasına kadar geriledi. Bu durumda artan maliyetin vergi yoluyla karşılanmasının da artık sonuna gelindi.

Eğer önümüzdeki dönemde kur ve petrol fiyatındaki artış devam ederse, her artış pompa fiyatında kendisini gösterecek. Burada, LPG ve motorinde ÖTV sıfıra kadar inerken, benzinde halen küçük bir marj var.

Bu konuda vergialgi.net’te bir makale yayınlayan Gelir İdaresi E. Strateji Geliştirme Daire Başkanı Nazmi Karyağdı, DÜNYA’ya yaptığı açıklamada, sistemin şu ana kadar akaryakıt kaynaklı enflasyonun önlendiğini işaret etti.

Eşel mobil sistemden vaz geçilmesi halinde verginin fiyata ilave edilerek litre başına 2.5-3 lira arasında zammın otomatik olarak pompa fiyatına yansıtılacağı anlamına geldiğini söyledi.

“EN YÜKSEK VERGİLİ ÜLKEDEN, EN DÜŞÜK VERGİLİ ÜLKE HALİNE GELDİK”

Eşel mobil sistemine enfl asyonla mücadelede alınan tedbirler kapsamında 14 Mayıs 2018’de geçildiğini hatırlatan Nazmi Karyağdı, bu tarihten itibaren uluslararası petrol fiyatında ve döviz kurunda meydana gelen artışların halka yansımaması için artışların ÖTV’den karşılandığını ifade etti.

Başka bir ifade ile akaryakıtta rafineri çıkış fiyatı artması halinde, perakende tarafa yüklenen vergiden bu artış kadar vazgeçildiğinin altını çizen Karyağdı, kısa süre sonra vazgeçilen sistemin Nisan 2019’da yeniden devreye alındığına dikkat çekti.

Türkiye’nin yıllardır Avrupa’da akaryakıttan oransal olarak en fazla vergi alan ülke konumunda olduğunu dile getiren Nazmi Karyağdı, bu oranın 2005 yılında kurşunsuz benzinde yüzde 75’i, motorinde ise yüzde 65.09’u gördüğünü bildirdi.

EPDK’nın açıkladığı son verilere göre Türkiye’nin 95 oktan benzinin satış fiyatı içindeki yüzde 27.24 ile Avrupa’nın en düşük vergi alan ülkesi haline geldiğini söyleyen Karyağdı, bu oranın İtalya’da yüzde 62.06, AB ortalamasında ise yüzde 56.87 olduğuna dikkat çekti.

Motorinde de Türkiye’nin vergi oranı yüzde 28.62 iken AB ortalamasının yüzde 52.36 olduğuna değinen Karyağdı, LPG’de ise Türkiye’deki vergi oranının yüzde 43.68 olduğunu ifade etti.

TL DEĞERLENDİ, ÖTV GELİRİ 10 MİLYAR LİRA DÜŞTÜ

Nazmi Karyağdı, eşel mobil sisteminin uygulama sürecinde, Türk Lirası’nın değer kazandığı dönemlerde akaryakıt kaynaklı ÖTV gelirlerinde ciddi azalma yaşandığı belirtti.. Buna göre 2017 yılında 65 milyar 622 milyon lira olan ÖTV geliri, TL’nin değerlendiği 2018’de 55 milyar 593 milyar liraya geriledi. 2019’da 60.1 milyar lira olan ÖTV tahsilatı, 2020’de 69 milyar lirayı bulurken, bu yılın Ocak-Eylül dönemindeki tahsilat 26 milyar 178 milyon lira olduğuna dair bilgi verdi.

Enflasyonu düşürmeyi hedefleyen maliye politikasının aracı olarak uygulanan sistemin vergi gelirini azaltmasına karşın, vatandaş ve işletmelerin fiyat artışına maruz kalmasını önlediğine dikkat çeken Karyağdı, bunun maliyet enflasyonunu önemli ölçüde azalttığını söyledi.

ÖTV kaynaklı azalan vergi geliri için yeni kaynak arayışlarına girişildiğine değinen Nazmi Karyağdı, bunları, “Tütün ve alkol ürünleri üzerindeki ÖTV’nin artırılması, finansman gider kısıtlaması, araç giderlerinin %70’inin gider yazılması, bu yıl %20’ye inmesi gereken kurumlar vergisi oranının %25’e çıkarılması vb. gibi” şeklinde konuştu.

“ÇÖZÜM GEÇİCİ AMA ETKİSİ YIKICI OLABİLİR”

Azalan gelirin diğer vergiler üzerinden karşılanmasının geçici bir çözüm olduğuna vurgu yapan Karyağdı, bunun etkilerinin kalıcı olabileceğinin altını çizdi. Dolaylı vergilerin azaltılarak ekonominin sağlıklı bir patikaya yönlendirilmesine gerektiğini ifade eden Nazmi Karyağdı, önerilerini 4 maddede özetledi:

  1. Gelir İdaresinin, etkinliğini artırmaya yönelik 2005’te başlattığı çalışmaları yeniden gündemine alması ve hızla dönüşüm sürecini tamamlaması,
  2. Kayıt dışılığı teşvik eden mevzuat düzenlemelerinin ortadan kaldırılması ve siyasi olarak bu mücadelenin öncelikli konu olarak desteklenmesi,
  3. Ülke içinden transfer fiyatlandırması yöntemleriyle kazanç aktarılmasının denetim ve uygulama ile önlenmesi,
  4. Harcama ve tasarrufa kaynak olan her türlü gelirin verginin konusuna girmesi. Bununla beraber hem düzenleme hem de uygulama olarak adil bir vergi sisteminin yeniden inşa edilmesi.