Pusudaki ihanet

Nasıl da ortaya sökün ettiler emperyalizmin beslemeleri. İlla alkış tutacaklar ABD saldırganlığına. Pek çabuk değişti anti-emperyalist söylemleri. İşte bu kadar emperyalizmin çocuklarının anti-emperyalistlikleri.

Şapka düştü kel göründü!

Bir Anadolu deyişi vardır “it sahibini ısırmaz”. İt sahibini ısırmadı! Isırmaz da sadece ısıracağını düşünenler gafletteler. Cehennemin yollarını iyi niyet taşları ile döşemektir yaptıkları. 

DOSTUNU DAHA İYİ TANI…

Kuraldır düşmanını iyi tanıyacaksın ama daha önemlisi dostunu daha iyi tanımaktır. Düşmanını bilirsin, ne yapıp ne yapamayacağını kestirebilirsin. En nihayetinde düşmanlık yapacaktır. Ama dostunu iyi tanımadın mı işte orada faka basarsın. Bir anda kendini her yönden saldırı altında görürsün. En kötüsü de dost bilinenin düşmanlığıdır. Dostun gülüdür yaralayan, elin taşı değmez, değse bile değer geçer, ya dostunki! işte o en çaresiz bırakanıdır. 

Düşmanını iyi analiz et ama dostunu daha iyi analiz et, keza yığınakta hata ölümcüldür. Kendini bile bile ateşe atma, kendinle beraber olanları ise özellikle ateşten koru. Her gemiye binemezsin bindin mi inmesi zor olur. İnsen bile binmeni ve inmeni anlatamazsın, anlatsan da anlayacak adam bulamazsın. 

KABE’Sİ 6. FİLO OLAN…

Bazı olaylar ayırt edicidir, güncel tabirle turnusol kağıdı, mihenk taşıdır. Küba da Kore de böyledir. Birleri için umut birleri için nefret birileri için ise turnusol kağıdıdır. Zurnanın son deliğidir. İşte şimdi tam da oradayız; zurnanın son deliğinde! Nasıl da arsızca, ahlaksızca alkış tuttular sözde anti-emperyalist vatanseverler. Ağababaları başarılı olacak diye nasıl da bir anda maskeleri düştü. ABD saldırganlığına, komplolarına nasıl da sevinmekteler zavallılar.

Bunlar mı anti-emperyalist olacak?

Mümkün değil!

Genlerinde yok!

Ruhlarına işlemiş ABD seviciliği. Kabe’leri halen 6. Filo bu zavallı güruhun.

YAŞAMAK DİRENMEKTİR…

Direnmekte Küba halkı, yaşayarak, devrimi yaşatarak direnmekte. Başka şansları yok, farkındalar. Emperyalistlerin pazarı, genelevi olmamak için direnecekler. Tarihlerinde direnişin gücü, devrimin onuru var. 

PENGUENCİ MEDYA…

Ama bir bakıyorsun yine emperyalizme başkaldırarak var olmuş bir ulusun zihinleri teslim alınmış köle ruhlu medyası, Amerikancı komployu ballandıra ballandıra anlatırken direnenlerden ve devrime sahip çıkanlardan hiç bahsetmemekteler.

Garipsemiyoruz elbette!

Bu ülkede yer yerinden oynarken penguen belgesellerini izleyeli çok olmadı. Sekiz sütuna manşet komploları da unutmadık. Uzman kılığında çok soytarı gördük biz aynı ekranlarda. Hal bu minval üzereyken çok bir şey de beklemiyoruz doğrusu. 

HAMASET NEREYE KADAR…

Asıl mesele bunlara anti-emperyalist misyon yüklemeye çalışan bulanık fikirlerde. Asıl tehlike aynı cephede olabileceklerine inananlarda. Eyy ABD, eyy Biden söyleminde bağımsızlık ruhu arayanlarda.

Öküzün altında buzağı bulacağını sanan cehennem yolcularında!

Genlerinde yok dedik ya orası net. Bir de işin doğasına aykırı. Sen bunca yumuşak karnınla, tartışmalı mal varlığınla, şaibeli ilişkilerinle iradeni ipotek ettirmişken, ekonomini teslim etmişken kusura bakma ama istediğin kadar es gürle kuruş değeri olmaz. Çekti mi ipini hazırda beklersin. İzin verdiği kadar var olur, izin verdiği kadar yürürsün. Dur dedi mi durmak, sal dedi mi salmak, saldır dedi mi saldırmak zorundasın. Sarhoşun mektubu okunmazmış ya, senin de mektubun okunmaz zira iraden yok, düşmüşsün bir kere ellerine. 

Şimdi Küba’daki saldırganlığa sevinen güruh sizin yatacak yeriniz yok diyeceğim ama sizin yatmaya da hakkınız yok.

Düşkünler sizi!

GÜLÜŞÜ GÜZEL ÇOCUK…

Daha gencecik yaşında düşlerinde özgür dünya Ali İsmail!

İhanet yatmıştı pusuya, umudu söndürmek için. Elinde aydınlık meşale, gözlerinde umut, gülüşünde özgür dünya. Kıydılar Alimize haince, alçakça. Ne sana o tekmeyi atanı ne o tekmeyi atana sahip çıkanı unutmayacağız, unutturmayacağız gülüşü güzel çocuk! Hesabın mahşere kalmayacak!

ÜRETİCİ KÖYLÜYÜ TUTUKLA…

Bir kısım pek marifetli medyamız Küba’da ABD eşkıyalığına alkış tutarken diğer tarafta Adıyamanlı on tütün üreticisi tutuklandı. Trajikomik olan ise; sözde tutuklamayı zorlaştıran ve somut delil şartına bağlayan ve yine medyada sekiz sütuna manşet yapılan “Yargı Paketi” haberinin mürekkebi henüz kurumamışken bu kararın verilmesi. Ismarlama kararla, ön almak için kendilerince gözdağı veriyorlar. Bugün bir hukukçu olarak yine utandım hem de başkalarının adına. Aynı şekilde bir de rahip meselesi vardı. Ajan, darbe planlayıcısı olarak tutuklanan ve ortada yeni bir durum yokken -Trump’ın hakkını yemeyelim- birden bire yine ‘bağımsız’ yargı tarafından serbest bırakılan malum rahip meselesinde olduğu gibi. 

Adına utandıklarımız da umarız bir gün kendi adlarına utanabilirler.

Utanmak, utanabilmek erdemdir!

info@marahukuk.com

Yazarın Diğer Yazıları