Rüzgar eken fırtına biçer

İktidarın ilk 15 yılında;

Özelleştirmedik kurum bırakmadılar.

Dışardan borç üstüne borç aldılar.

Borcu borçla kapattılar.

Geçici de olsa enflasyon ve faizler düşürüldü.

Dul, yetim ve ihtiyarlara maaş bağlandı.

Belediyeler, vakıf ve dernekler kömür ve gıda paketleri dağıttı.

Köylü gençler taşeron firmalarca istihdam edildi.

Çiftçilere özel ve devlet bankalarından kredi kullandırıldı.

İrili ufaklı işletmeler açıldı.

Besi damları kuruldu.

ÜRETMEK DE ZORLAŞTI, SATMAK DA ZORLAŞTI

İktidarın son beş yılında ise;

Yalancı baharın ömrü kısa sürdü.

İşsizlik ve enflasyon arttı.

Türk parası değer kaybetti.

Ekonomik kriz derinleştikçe gerçekler ortaya çıktı.

Meydan yabancı tekellere kaldı.

Nohuttan mercimeğe, ne üretildiyse dışardan alındı.

Tarım girdileri misli misli arttı.

Üretmek zorlaştı.

Ürettiğini satmak daha da zorlaştı.

Köylüyü sadakaya muhtaç hale getirdiler.

Mevcut sorunlara bir de Korona salgını eklenince;

Üretim temelli düştü.

Kredi ve elektrik borçları katlanarak büyüdü.

Çiftçi iflâs etti.

Tarlasına, traktörüne haciz gelmeye başladı.

SORUYORUZ!

AKP İktidarı tarımın sorunlarına köklü çözüm üretebilir mi?

ABD ve AB’nin ‘üretme tüket’ politikalarına direnebilir mi?

Cargill ve benzeri yabancı tekellere kapıyı gösterebilir mi?

Kaldırılan gümrük duvarlarını yeniden koyabilir mi?

Kooperatiflerin örgütlenmelerine gereken desteği verebilir mi?

Daha da önemlisi; bu sorunlar mevcut sistem içinde çözülebilir mi?

KÖYLÜNÜN GAZABINDAN KURTULAMAZLAR

Köylü borçlu.

Köylü haciz kıskacında.

Bundan dolayı üzgün ve tedirgin.

Geceleri gözüne uyku girmiyor.

Kâbuslarla uyanıyor.

Gene de sabırla bekliyor.

Sadece uyarı niteliğinde tepkiler gösteriyor.

Hele toprağını, üretim araçlarını temelli kaybetmeye görsün,

O zaman gazabından kimse kurtulamaz.

Değer yargıları anında değişir.

Kimsenin gözünün yaşına bakmaz.

ZORLUKLARDAN DEVRİMLE ÇIKILIR

Köylünün önünde büyük zorlular var.

Bu zorluklardan ancak Milli Demokratik Devrim ile çıkılır.

İşte o zaman Ekilmedik dikilmedik bir karış vatan toprağı bırakılmaz.

Yazarın Diğer Yazıları