Tasarruf, lüks, şatafat, israf

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzası ile Kamu Kurumlarına Yönelik Tasarruf Tedbirleri Hakkında Cumhurbaşkanlığı Genelgesi yayımlandı.

Genelgede kamu kaynaklarının maksadına uygun azami tasarruf tedbirleri hakkında Cumhurbaşkanlığı genelgesi prensiplerine riayet edilerek kullanılmasının her kamu kurumu ve görevlisi için görev ve mecburiyet olduğu belirtildi.

Genelge kapsamında kamu kurumlarındaki taşıt sayısı, 2023 sonuna kadar en az yüzde 20 azaltılacak. Hizmet binası, lojman, memur evi, kamp, kreş, eğitim, dinlenme yerleri için arazi satın alınmayacak; kamulaştırma yapılamayacak.

Ancak her ne hikmetse genelge, kamudaki tüm kurumları bağlarken bunun iki istisnası olacak. Buna göre, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı ve TBMM Başkanlığı Genel Sekreterliği, tasarruf genelgesi düzenlemelerinden muaf olacak.

Almanya Başbakanı Merkel tarifeli uçağa biniyor,  İngiltere Başbakanı da makam aracı yerine metro ile seyahat ediyor.

Refah seviyesi Türkiye’den yüksek Finlandiya ve İtalya devlet başkanları da tarifeli uçağı tercih ediyor.

Airport haberde yer alan yazısında Fatih Akdeniz’in verdiği bilgiye göre bazı devletlerin elindeki özel uçakları şöyle;

Almanya   :         12 özel uçak

Fransa       :         14 özel uçak

İtalya         :         11 özel uçak

Japonya     :         2 özel uçak

Azerbaycan:       3 özel uçak

Türkiye     :         16 özel uçak

Gazeteci Semra Topçu, dünyadaki ve Türkiye'deki makam araçları ve uçak filolarını konu alan bir analiz hazırladı. YouTube kanalından gündeme dair haberleri ele alan Topçu, Türkiye'deki makam aracı sayısının 125 bin olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı'na ait lüks araç sayısının 268 olduğunu belirterek, "Türkiye, makam araçlarında dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Almanya’da 9 bin, Japonya’da 10 bin, Fransa’da 8 bin makam aracı var" diyor.

AKP iktidarı öncesinde devlet Milli Emlak Genel Müdürlüğü eliyle yaptırdığı hizmet binalarını kullanırdı, zorunlu olmadıkça kiralama yoluna gidilmezdi.

Başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere birçok ilde devlet en büyük kiracı haline getirildi. Bu şekilde iktidara yakın şirketlere devletin kasasından milyarlarca para aktarıldı.

Cumhuriyet tarihi boyunca Cumhurbaşkanlarına ev sahipliği yapan Çankaya Köşkü’nü kendilerine layık görmeyen lüks, şatafat ve israf düşkünü AKP zihniyetinin “itibardan tasarruf olmaz” diyerek inşa ettiği sarayın yıllık gideri 4 milyar 280 milyon TL’dir. Saray savurganlığı halkımızın büyük çoğunluğu tarafından kabul görmemiş olup, yıllardır tartışma konusudur.

Yap-işlet-devret modeli ile uzun yıllar boyunca garanti ödemesi taahhüt edilen Osman Gazi ve Yavuz Sultan Selim köprüleri ile İzmir-İstanbul ve Kuzey Marmara otoyol projelerine milyarlarca lira aktarılmaktadır.

İstanbul Kanalı konusunda ısrar edilmesi kamu kaynaklarının üretime değil ranta aktarılmasına devam edileceğini göstermektedir.

Türkiye’de 2021 yılı için net asgari ücret 2 bin 825 TL’dir.

Uluslararası Para Fonu (İMF) verilerine göre; Türkiye kişi başına milli gelirde 192 ülke arasında 74’üncü sıraya düştü.  2020 yılı için açıklanan 8.599 dolarlık kişi başına milli geliri ile onlarca ülkenin gerisinde yer aldı.

Türkiye içinde bulunduğu ekonomik koşullar göz önüne alındığında  Kamu kurumlarındaki  israf gerçekliği kabul edilir bir durum değildir. Bu nedenle bu ülkeyi yönetenler bu israfa son vermeli çağrısı son derece haklıdır

Elbette bu kadar uçağı ve makam araçlarını tek başına Cumhurbaşkanı kullanmıyor. Tıpkı makam arabası sevdası gibi, uçak sevdası da yönetim kademelerinde yukardan aşağı doğru yayılıyor.

Gazeteci Semra Topçu, dünyadaki ve Türkiye'deki makam araçları ve uçak filolarını konu alan bir analiz hazırladı. You Tube kanalından gündeme dair haberleri ele alan Topçu, Türkiye'deki makam aracı sayısının 125 bin olduğunu ve Cumhurbaşkanlığı'na ait lüks araç sayısının 268 olduğunu belirterek, "Türkiye, makam araçlarında dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Almanya’da 9 bin, Japonya’da 10 bin, Fransa’da 8 bin makam aracı var" diyor.

Ele verir talkını kendi yutar salkımı deyimi, başkalarına söylediği şeyleri kendisi uygulamayan kişileri ifade etmek için kullanılan bir deyimdir. Genelge tam da bu durumu ifade etmektedir.

Yazarın Diğer Yazıları