Taşları bağlayıp tekelleri salmak!

Reji’den sonra Türk tütüncüsünün başına neler geldi? -6

Bu dizi boyunca Reji idaresinden bu yana Türk tütüncüsünün, TEKEL’in ve ulusal tütün pazarının başına gelenleri takip edince gördük ki, gelinen yer tam da burasıdır; Taşlar bağlanmış, emperyalist tekeller salınmıştır.

100 yıllık savaşın sonunda 2021 Türkiye’sinden görünenler özetle şöyle;

TÜTÜN PİYASASINDA YABANCI ORANI

Reji’nin kovulmasından ve Tütün üretiminin ve pazarlanmasının kamulaştırıldığı 1925 yılından, 12 Eylül Amerikan darbesinin yol verdiği özelleştirmelerin başlamasına, 1983 yılına kadar tütün piyasamızda yabancıların oranı sıfır idi.

2015’de % 8,7’ye ulaştı.

TÜTÜN ÜRETİCİSİ SAYISI

Türk topraklarında Türk köylüsünün ürettiği Türk tütününün egemen olduğu yılların zirvesinde, 2002 yılında tütün üreticisi sayısı 405 bin 882 idi.

TEKEL’in sigara fabrikalarının tamamının satılıp biri dışındakilerin tamamının kapatıldığı 2008 yılına gelindiğinde, üretici sayısının %50’si eritilmiş, 181 bin 588’e düşürülmüştü bile.

2016 yılına gelindiğinde ise üretici sayısı 65 bin idi.

2020 yılında ise tütün üreten köylü sayısı ancak 57 bin kalmıştı. Üstelik bu sayı sözleşmeli ve sözleşmesiz üreticilerin tamamını kapsamaktadır.

Geçen 18 yılda Türk tütüncüsü % 85 oranında eritilmiş, tütün ekiminden uzaklaştırılmıştı.

TÜTÜN ÜRETİMİ MİKTARI

Ulusal pazarımızın bize ait olduğu yılların zirvesinde, 2002 yılında, tütün üretimi miktarı 159 bin 521 ton idi.

TEKEL’in sigara fabrikalarının satıldığı 2008 yılına gelindiğinde üretim 93 bin 403 tona,

Sigara fabrikalarının satılmasından sonra hem yerli tütün üretimi hem de üretici sayısı hızla düşmeye devam etti. 2015 yılında 62.000 tona düştü.

2011 yılında üretim miktarı neredeyse yarıya yakın düşerek 53 bin 667’e geriledi.

Üretici sayısı daha büyük bir azalma ile üç yıl öncesinin üçte biri düzeyine düştü,

2020 yılındaki kayıtlar, 82 bin 791 ton üretim yapıldığını, 57 bin 296 tütün ailesi olduğunu göstermektedir.

İL VE İLÇE

2002’de 36 ilde üretim yapılıyordu.

2015 yılına varıldığında bu illerin 15’inde üretim yapan köylüler tamamen üretimden çekilmiş, üretim yapılan il sayısı 21’e düşmüştü.

2002 yılında üretim yapılan ilçe sayısı 155 idi.

2015 yılında varıldığında tam 63 ilçede köylü tarlasından sürülmüş tütün üretemez hale getirilmişti. Tütün üreten ilçe sayısı 92’ye düşmüştü.

İHRACAT

Tütün ihracatımız 2002 yılında 89.000 ton idi.

2015 yılında 54.000 ton’a düştü.

2019 yılında ise ihracatımız sadece ve sadece 91 bin 930 kilogram idi.

Toplamda 112 milyon 430 bin kilogramlık ihracatın değeri 330 milyon 281 bin 701 dolardı. 

Tütün ihracatının ithalat karşısındaki üstünlüğü 2021'de bitti.

2019'da ithal edilen 106 milyon 938 bin 435 kilogram tütünün değeri 544 milyon 358 bin 364'tü. 

Tam 10 yıl önce, yani 2009'da değeri 388,5 milyon dolar olan ithal tütünün miktarı 77 milyon 266 bin 310 kilogramdı. 

Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2003 yılında kamunun ihraç ettiği tütün miktarı 42 milyon 76 bin 458 kilogramdı. Ve bu ihracatın değeri 71 milyon 667 bin 191 dolara denk geliyordu. 

Özel şirketler ise aynı yıl 70 milyon 353 bin 752 kilogram tütünü 258 milyon 614 bin 511 dolara ihraç etti. 

İTHAL TÜTÜN ÜLKEYİ İŞGAL ETTİ

2002 yılında ithal edilen tütün miktarı 55 bin 800 ton idi.

2015 yılında gelindiğinde ithalat % 60 artışla 92.266 tona çıktı.

2015 yılında tütün ithalatına ödenen para, tam 528,5 milyon dolar idi.

2009 yılında Türkiye'nin tütün ithalatı, tütün ihracatından düşüktü. O yıl toplamda 97 milyon 183 bin 802 kilo tütün ihraç edilmiş ve 480,2 milyon dolar elde edilmişti. 

Fındık ve üzümden sonra ülkenin en önemli tarımsal ihraç ürünü tütün, 2012 yılından itibaren ithalat karşısında üstünlüğünü yitirdi

Türkiye 2020 yılında 51 bin 845 ton tütün ihracatına karşılık, 115 bin 459 ton tütün ithal etti. 

2020 yılında 279 milyon dolarlık ihracata karşılık 562 milyon dolarlık tütün ithalatı yapıldı.

2019 yılı başından itibaren yabancı tütünden alınan Tütün fonu vergisi de sıfırlanmıştı artık.

SİGARADA YERLİ TÜTÜN ORANI

Sigarada yerli tütün oranı da hızla düştü.

2003 yılına geldiğimizde sigaradaki yerli tütün oranı % 42’ye düşürülmüştü.

2015 yılında ise sigaranın ancak % 13,2’si yerli tütündü.

Yerli sigarada kullanılan yabancı tütün oranı 2003 % 58 idi.

2015 yılına geldiğimizde sigarada artık % 86,8 oranında yabancı tütün kullanılıyordu.

2015 yılında ise sigarada 14 bin 283 ton yerli tütün kullanılmasına karşın, kullanılan yabancı tütün miktarı 93 bin 627 tona çıktı.

2020 Türkiye’sinde ise yerli tütün oranı % 11’e kadar düştü.

Türk topraklarından Türk tütünü sadece tarlasından değil, sigarasından da sürülüyordu.

TÜRK TÜTÜNCÜSÜNE HAPİS

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nu 2017'de değiştirildi, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan "yetki belgesi" almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmak yasaklandı.  

Dahası 4733 sayılı Tütün Kanunu, Bakanlık izni olmadan ekim yapana para cezası öngörüyor, bununla da kalmıyor, yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapana da 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası veriyor.

Alt sınırı üç yıl. Kenevirden daha ağır hapis…

Satış yalnızca kooperatifler üzerinden olacaktı ve kooperatif kurulması için en az 250 üreticinin bir araya gelmesi şart koşuluyordu.

Oysa 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 2 maddesi, “Bir kooperatif en az 7 ortak tarafından imzalanacak anasözleşme ile kurulur” demekteydi.

Kooperatifler kanununa aykırı olarak yapılan düzenlemeye göre 250 başvuru ile kurulan bir kooperatife bağlı olmayan üretici hapse tıkılacaktır.

SONUÇ

20 binden fazla köylünün katledildiği Reji döneminden sonra, bir kez daha Tür köylüsü bağlanmış emperyalist tekeller Türk topraklarına dizginsizce salınmıştır.

Tıpkı 1925 günlerinde yapıldığı gibi, TEKEL’in millileştirilmesi ve kamulaştırılması, yabancı işgalci tekellerin topraklarımızdan sökülüp atılması, Türk köylüsünün, Türk tarımının ve Türk sanayisinin yeniden özgürleştirilmesi zamanıdır.