Tunceli’deki orman yangınları üzerine düşünce ve öneriler

Tunceli yanıyor. Tunceli ormanları cayır cayır yanıyor/yakılıyor. Hozat’ın Yenibaş Gedikler bölgesinde başlayan orman yangının üzerinden fazla zaman geçmeden farklı noktalarda eş zamanlı çok sayıda yangın başladı/başlatıldı.

Hozat’ın ardından Munzur Vadisi Millî Parkı’nda başlayan yangın, çeşitli soruları beraberinde getiriyor.

Tunceli Valiliği, 1 Ağustos 2021 tarih ve 2 no.lu kararla, bazı ormanlık alanlara giriş yasağı getirmişti. Söz konusu kararla, Aliboğazı ve Munzur Vadisi de yasak kapsamına alınmıştı. Adı geçen bölgelerde orman yangınları günlerdir sürüyor. Hozat’ta bir operasyon sonrası başlayan yangın en az iki hafta sürmüştü.  Munzur Vadisi Millî Parkı’nda çıkan yangınının dumanı kent merkezinde solunuyor.

 O zaman sormak gerekir:

Ormana giriş yasağı olan bir bölgede nasıl olur da orman yangını çıkabilir?

TÜRKİYE, DOĞA HARİKASI TUNCELİ’NİN YANMASINA İZİN VEREMEZ

Tunceli, bölge ormanlarının yarısına ev sahipliği yapıyor. Meşeyle kaplı bölge, zengin endemik bitki örtüsüne sahip. Kentin yaban hayat çeşitliliği, Türkiye’nin büyük zenginlik kaynağı.

Tunceli, yurdumuzun vazgeçilemez köşelerinden.

Güzel Tunceli yanıyor! Türkiye, Tunceli’deki endemik bitkilerin ve yaban hayvanlarının dumanını soluyor. Kent merkezindeki siyaset esnafı ve vatana yabancılaşmış bürokrasi, kokuyu hissetmiyor.  

Tunceli’den savrulan küller, bir utanç kanıtı olarak insanlığın belleğine yerleşiyor.

Tunceli niçin yanıyor? Nasıl yanıyor? Kim ya da kimler yakıyor? Yakanlar niçin yakalanmıyor?

Daha önemlisi, sorumlular niçin duyarsız?

TUNCELİ’DE ORMAN YAKANLAR NİÇİN YAKALANMIYOR?

Meşe ormanı kendiliğinden tutuşmaz. Meşe, yangına dayanıklı ağaç türlerinin başında yer alıyor. Meşenin kurusunu yakmak bile zor. Meşe odunu, sobada bile kolay kolay yanmaz! Meşe ormanlarının farklı noktalarından eş zamanlı yükselen duman, kamuoyunda haklı tereddütlerin oluşmasına neden oluyor: 

Bunca orman yangını oldu, yakalanmış bir tek fail bile yok!

KRİPTO FETÖCÜLERE VE GLADYO ARTIKLARINA DİKKAT!

Tunceli’de çıkan yangınlarla, kime nefes aldırılıyor. Yangınla, kamuoyunda tereddüt ve güvensizlik duygusu yaratılıyor. Tunceli başta olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki ormanlardan yükselen dumandan, kimin/kimlerin yarar sağlayacağı gerçeğini görmek gerekiyor.

Kripto FETÖ’cüler ve Gladyo artıklarının, orman yangınlarına karşı gelişen tepkiyi yatıştırmak, birilerine nefes aldırmak için, Tunceli başta olmak üzere, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde çeşitli tertiplere girişebileceği gerçeği göz önünde bulundurulmalı.  Askerî ve mülki erkândan, Tunceli’deki orman yangınlarını ve olası yangınları bu bağlamda değerlendirmeleri beklenir.

NE YAPILMALI?

Türkiye, ABD kaynaklı terörün silahlı kollarından biri olan FETÖ’yü  15 Temmuz 2016’da büyük yenilgiye uğrattı. ABD’nin silahlı gücü ezildi.  TSK, FETÖ bağlantılı Gladyo artıklarından önemli ölçüde temizlendi.   Temizlik henüz tam olarak bitmedi. Bazı akıl almaz olaylar, kripto FETÖ’cülerin bir kısmının varlığını sürdürdüğüne işaret ediyor.

Tunceli’de, münferit olaylar dışında, terör etkisiz hâle getirilmiş durumda. Devlet, kentin hemen her noktasına hâkim. Kuleler, kalekollar, karakollar, İHA’lar, SİHA’lar güçlü teknolojiyle alanları tarıyor.  Bölgede çok sayıda kolluk gücü arazide görev yapıyor. İnsan yoğunluğunun oldukça düşük olduğu köylerde, sözgelimi Hozat Yenibaş ya da Pülümür Kovuklu’da çıkan yangınların failleri nasıl belirlenemiyor?

Tunceli ormanları, 1990’lı yıllardan bu yana yanıyor/yakılıyor. Bölgede ateş değmeyen ormanlık alan yok gibi. Peki bu ormanları kim ya da kimler yaktı? Etkin güvenlik önlemlerinin alındığı bir bölgede ormanlar nasıl yakılabilir? Bugüne kadar orman yangınlarının failleriyle ilgili hiçbir adli/idari işlem yapılmaması, aydınlatılması gereken noktalardan biridir.

Yangın bölgesine zamanında ve etkin müdahalede bulunulmamasının nedenleri bölgede kafa karışıklığına yol açıyor. Niçin? Tunceli ormanı yanmaya/yakmaya değer ormanlardan biri olarak mı görülüyor?

Yurdumuzun dört bir yanında ormanların yandığı bir dönemde Tunceli’den yükselen duman, kime yarar sağlıyor?

Yangınlarla ilgili yapılan resmî açıklamalar, duygudan yoksun. Bir kent, doğal bitki örtüsü ve yaban hayatıyla adım adım ölüme sürüklenirken, yangınların hafife alınması, bin yıllık devlet geleneğimiz ve imparatorluk birikimimizle çelişiyor.

 Türkiye Cumhuriyeti’nin   kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Yalova’da, bir ağaç için köşkün yerini değiştirmişti. Tunceli’yi kasıp kavuran yangınlara karşı kayıtsızlık, Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçeğiyle örtüşmüyor.

Tunceli’de çıkan orman yangınları, vatanseverliğinden kuşku duyulmayan, Tunceli Valisi Sayın Mehmet Ali Özkan’ın başarılı saha çalışmalarını dumanın gölgesinde bırakıyor. Halkla iyi diyalog kuran Tunceli Valisi, orman yangınlarından dolayı yıpratılıyor, zor durumda bırakılıyor. Hafta sonları dâhil, sürekli sahada olan Tunceli Valisi’nin halkla kurduğu gönül bağları yangınla zedeleniyor.

Tunceli yangınları, terörün yaralarını sarma çalışmalarını kesintiye uğratıyor. Türkiye’nin mecbur olduğu kardeşlik iklimini zedeliyor.   

Hangi gerekçeyle olursa olsun, yangın söndürmeye giden sivillerin engellenmesi, halkta olumsuz algıya yol açıyor. Vatandaş, yangın söndürmeye gidenlerin niyeti ya da kimliğiyle değil, olayla ilgileniyor. Vatandaşın aklına şu soru takılıyor:

Niçin engelliyorlar?  

Meşe ormanında çıkan yangınlar hızla yayılmaz. Zamanında müdahale edilmesi durumunda rahatlıkla söndürülebilen yangınlara günlerce seyirci kalınmasındaki amaç ne olabilir?

 Tunceli’den yanan ormanlarla ilgili kamuoyunda yaratılan tereddüt, Türkiye ormanlarına karşı savaş açan yapıların işine yarıyor. Batı’da ormanları ateşe verenler, bölgede, çevre dostu kimliğiyle propaganda olanağına kavuşuyor!

Tunceli ormanlarını korumak için devletin tüm birimlerinin teyakkuzda olmaları gerektiği açık. Ormanlara giriş çıkışların fiilen engellenmesi, yangın bölgelerindeki insan hareketliliklerinin incelenmesi, sorumluların yargıya teslim edilmesi, İHA’ların etkin biçimde kullanılması, olası yangınlara zaman geçirmeksizin müdahale edilmesi vb. önlemler akla ilk gelenler. 

Vatan savunması ormanlardan başlar…

Ormansız yurt, vatan değildir!          

Yazarın Diğer Yazıları